İzmir Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde bir yeni yıl akşamı…
Ama bu kez takvimlerin değişimini kutlayan sıradan bir konser değil.
Sahnedeki piyano tuşlarına dokunan parmaklar, yalnızca notaları değil; emeği, umudu ve geleceği de seslendiriyor.
Aydın Kadın Efeler Derneği’nin düzenlediği Yeni Yıl Konseri’nde, henüz 13 yaşındaki “piyanonun harika çocuğu” Zeynep Çekim’i dinlerken insan ister istemez şunu düşünüyor: Sanat, bir toplumu ne kadar ileri taşıyabilir? O akşam AASSM’de bunun yanıtı fazlasıyla vardı.
Konserin ilk yarısında Claude Debussy’nin dört el için yazdığı Petite Suite’in En Bateau, Cortege, Menuet ve Ballet bölümleri seslendirildi. Genç piyanist Zeynep Çekim’e, Kuşadası Devlet Konservatuvarı Piyano Ana Sanat Dalı Başkanı ve aynı zamanda hocası olan Elif Yazgan eşlik etti.
Usta ile öğrencinin piyano başındaki uyumu, yalnızca teknik bir başarı değil; yılların emeğiyle kurulan güçlü bir sanat yolculuğunun yansımasıydı.
İkinci bölümde ise sahne tamamen Zeynep Çekim’indi. Handel/Kempff’in Menuet G Minor’üyle başlayan müzikal yolculuk; Beethoven’ın Op.2 No:1 Fa Minör Sonatı’nın Allegro’dan Prestissimo’ya uzanan güçlü anlatımıyla devam etti. Ardından Chopin’in Nocturne Op.48 No:1 Do Minör’ü ve Ahmed Adnan Saygun’un “Horon”u geldi. Yaşının çok ötesinde bir olgunluk, disiplinli bir çalışmanın berrak izlerini taşıyordu.
Gecenin en özel anı ise bis için sahneye yeniden davet edildiğinde yaşandı. Zeynep Çekim, hocası Elif Yazgan için bestelediği kendi eseri ‘Hayat’ı seslendirdi. Bir öğrencinin, hocasına müzikle teşekkür edişi…
Sessizliği dolduran notalar kadar, o notaların taşıdığı anlam da salonu derinden etkiledi.
Konser sonunda her iki sanatçıya çiçekler takdim edilirken; organizasyona katkılarından dolayı Sanatçı Tolga Akın ve Akordör Haluk Orpak’a teşekkür belgeleri sunuldu.
Ancak gecenin asıl mesajı, Aydın Kadın Efeler Derneği Başkanı Gülsevil Ergünoğlu’nun konuşmasında saklıydı.
Ergünoğlu, bu buluşmanın yalnızca bir konser olmadığını; dayanışmayı büyütmek, sanatı paylaşmak ve kadın emeğinin gücünü birlikte hissetmek amacıyla düzenlendiğini vurguladı. Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünden ilhamla, dernek olarak Atatürk’ün kadınlara açtığı aydınlık yolda kararlılıkla yürüdüklerini ifade etti. Ayrıca Zeynep Çekim’le birlikte dört kız öğrenciye “başarı bursu” verdiklerini açıklaması, salondaki alkışların en anlamlı nedenlerinden biriydi.
İşte bu noktada konser, müzikli bir akşam olmaktan çıkıp toplumsal bir mesaja dönüştü. Genç bir kız çocuğunun yeteneğine inanmanın, kadın dayanışmasının ve sanata verilen değerin nasıl bir geleceği şekillendirebileceğini somut biçimde gösterdi.
Salondan çıkarken kulaklarımızda hâlâ piyano ezgileri vardı; aklımızda ise genç bir kızın notalarla kurduğu geleceğin umudu… O akşam AASSM’de anladık ki sanat, doğru ellerde yalnızca bir yetenek değil; toplumu aydınlatan, yol gösteren güçlü bir ışık.




