Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Fibar
Yaşar Çelebi
Köşe Yazarı
Yaşar Çelebi
 

YA ÖTMEZSE…

İki şey ruhumuzu karartır; “Konuşacakken Susmak, Susacakken Konuşmak” (Sadi) Ayşe nine, bugün de yine tüm aileyi erken kaldıran horoza kızmıştı; - Off bee, yetti artık... her gün aynı gürültü, üstelik de sabahın erken saatinde. - Bu kadar erkenden kaldırılmaz ki. Ve horoz sesi ile beraber uyanan kocasına dönerek sinirli bir sesle; - Bugün bu kart horozu kesecem yetti artık... akşam yemeğinde horoz yahnisi yapacam bugün... Sinirini alamamıştı, başladı kendi-kendine konuşmaya: - Vakitli-vakitsiz ötüyor keltoş; Ü-ürü-üüü. - Son günlerde kendini de tam kral ilan etti. - Her gün hareminde ki 10 tavuğun tepesine biniyor… - Bindiği yetmiyormuş gibi bir de gagalıyor, kan revan içinde bırakıyor garibanları… - Üstelik sabahın zifiri karanlığında ve hep aynı nakarat; Ü-ürü-üüü... - Kelliğine de bakmadan… - Kendini kral sanıyor münasebetsiz moruk! * * * * * (Kendini bir anda seçim zamanında zannetti Ayşe nine, horoza da ‚politikacı' gibi bakıyordu sanki, daha da öfkelenmişti); - Eee, hiç kimse kelliğini, yaşlı olduğunu yüzüne vurmazsa, (yalakalar) üstelik bide; - Bugün yine çok şıksınız, ağzınızdan bal damlıyor, - Ne de güzel konuşuyorsunuz’ derlerse. Bir an yüksek sesle konuştuğunu hissederek sesin alçalttı, devam etti;  - Neden seçim zamanı oldukları gibi alçakgönüllü, hatırşinas kalmaz bunlar(politikacılar), - Dalkavukların, yalakaların pof-poflarıyla tavus kuşu gibi kabarıverirler hemen. (Benliğini kaybetmeyenleri tenzih ediyorum.) - Kendini oturduğu makama getirten halka saygı da kusur etmeden, ‘ELİNE-BELİNE-DİLİNE’ hakim olabilseler ne olur sanki. * * * * * Kümesin tek Birgün horozu hastalanmış. Ertesi gün ötemeyecek kadar halsiz düşmüş. Kümeste ki 10 tavuk hasta horozun o gün öleceğini düşünmek şöyle dursun tahmin bile etmiyorlarmış. - “Eyvah!.. Kralımız yarın ötmez, güneşi çağırmazsa sabah da olmaz, güneş de doğmaz” diye kara-kara düşünmeye başlamışlar. Almış kümesi bir yas, bir üzüntü… Anlaşıldığı gibi tüm tavuklar, sadece horozun ötmesiyle güneşin doğacağına, günün başlayacağına inanıyorlarmış tabii olarak. O gün kesilmekten kurtulan horoz sabahı görememiş, ölmüş. Ve ertesi gün güneş daha da ihtişamlı, daha da parlak doğmuş ve hiçbir şey günün seyrini(akışını) değiştirememiş. (Alıntıdır. Abdülbaha) Kendini bulunmaz Bursa kumaşı sanmayanlara, Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 03 Mart 2026 -Salı

YA ÖTMEZSE…

İki şey ruhumuzu karartır; “Konuşacakken Susmak, Susacakken Konuşmak” (Sadi)

Ayşe nine, bugün de yine tüm aileyi erken kaldıran horoza kızmıştı;

- Off bee, yetti artık... her gün aynı gürültü, üstelik de sabahın erken saatinde.

- Bu kadar erkenden kaldırılmaz ki.

Ve horoz sesi ile beraber uyanan kocasına dönerek sinirli bir sesle;

- Bugün bu kart horozu kesecem yetti artık... akşam yemeğinde horoz yahnisi yapacam bugün...

Sinirini alamamıştı, başladı kendi-kendine konuşmaya:

- Vakitli-vakitsiz ötüyor keltoş; Ü-ürü-üüü.

- Son günlerde kendini de tam kral ilan etti.

- Her gün hareminde ki 10 tavuğun tepesine biniyor…

- Bindiği yetmiyormuş gibi bir de gagalıyor, kan revan içinde bırakıyor garibanları…

- Üstelik sabahın zifiri karanlığında ve hep aynı nakarat; Ü-ürü-üüü...

- Kelliğine de bakmadan…

- Kendini kral sanıyor münasebetsiz moruk!

* * * * *

(Kendini bir anda seçim zamanında zannetti Ayşe nine, horoza da ‚politikacı' gibi bakıyordu sanki, daha da öfkelenmişti);

- Eee, hiç kimse kelliğini, yaşlı olduğunu yüzüne vurmazsa, (yalakalar) üstelik bide;

- Bugün yine çok şıksınız, ağzınızdan bal damlıyor,

- Ne de güzel konuşuyorsunuz’ derlerse.

Bir an yüksek sesle konuştuğunu hissederek sesin alçalttı, devam etti; 

- Neden seçim zamanı oldukları gibi alçakgönüllü, hatırşinas kalmaz bunlar(politikacılar),

- Dalkavukların, yalakaların pof-poflarıyla tavus kuşu gibi kabarıverirler hemen. (Benliğini kaybetmeyenleri tenzih ediyorum.)

- Kendini oturduğu makama getirten halka saygı da kusur etmeden, ‘ELİNE-BELİNE-DİLİNE’ hakim olabilseler ne olur sanki.

* * * * *

Kümesin tek Birgün horozu hastalanmış. Ertesi gün ötemeyecek kadar halsiz düşmüş.

Kümeste ki 10 tavuk hasta horozun o gün öleceğini düşünmek şöyle dursun tahmin bile etmiyorlarmış.

- “Eyvah!.. Kralımız yarın ötmez, güneşi çağırmazsa sabah da olmaz, güneş de doğmaz” diye kara-kara düşünmeye başlamışlar.

Almış kümesi bir yas, bir üzüntü…

Anlaşıldığı gibi tüm tavuklar, sadece horozun ötmesiyle güneşin doğacağına, günün başlayacağına inanıyorlarmış tabii olarak.

O gün kesilmekten kurtulan horoz sabahı görememiş, ölmüş.

Ve ertesi gün güneş daha da ihtişamlı, daha da parlak doğmuş ve hiçbir şey günün seyrini(akışını) değiştirememiş. (Alıntıdır. Abdülbaha)

Kendini bulunmaz Bursa kumaşı sanmayanlara,

Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.