Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Fibar
Yaşar Çelebi
Köşe Yazarı
Yaşar Çelebi
 

HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER…

Kötü söz sahibine aittir. Demişler atalarımız… Son dönemlerde artan çirkin politik sözler, hatta küfürler dozlarını artırarak devam ediyor. Konuştuklarında ecdadımız ‚Osmanlı’ dönemi hakkında mangalda kül bırakmayan kişiler, değerli padişahlarımızın ağızlarına almadıkları kadar çirkin sözleri kullanmakta yarış yapıyorlar adeta… TBMM kadar taşıdıkları bu çirkin hareket ve sözleri için, bizlere kandillerini kınamaktan başka elimizden bir şey gelmiyor. Namus ve Şerefleri üzerine yemin ederek bizleri temsil etmek için mecliste olduklarını unutan (Namuslu ve Şerefli vekillerimizi tabii ki tenzih ediyorum) bu ağzı bozuk, kavgacı vekillerimizi KINIYORUZ! Almanların yaygın bir atasözleri vardır: “Kış mutlaka tekrar gelecektir.” (Nächste Winter kommt bestimmt). Biz de diyoruz ki; SEÇİM SANDIĞI MUTLAKA YİNE GELECEKTİR! Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlık döneminde, İran Şahı süslü bir sandık hediye gönderir.  Sandık açılır, içinden çeşit çeşit değerli taşlar, altın, zümrüt, elmas takılar, süslü ve değerli ziynet eşyaları, kıymetli kadife, atlas kumaşlar çıkar. Fakat sandığın altına doğru inildikçe pis bir koku etrafa yayılır. Öyle dehşet bir kokudur ki bu, herkes burnunu tıkamaya, oradan uzaklaşmaya başlar. Sandığın en altındaki bohçadan geldiği anlaşılan koku dayanılmaz bir hal alır. Sonunda bohça açılır ve büyük bir hayvan pisliği çıkar ortaya. Bu Osmanlıya karşı yapılmış büyük bir ayıp ve hakarettir. Yavuz Sultan Selim, İran Şahı'na anlamlı bir ders vermek ister. Cihan Padişahı hemen emir verir. "Herkes düşünsün, bu yapılan hakarete uygun bir cevap ve karşılık vermeliyiz. "Orada bulunan Sadrazam ve Vezirler görüşlerini belirtirler. Bir Vezir; — "Sultanım, bu Devlet-i Âliyemize ve aziz milletimize karşı yapılmış hakarete karşı emir verin İran üzerine sefere gidelim. "Bir başka vezir; — “Padişahım; “Bu hakaret altında kalamayız, ordumuz sefer hazırlıklarına hemen başlamalıdır.” Herkes bu hakarete misli ile cevap verilmesi yönünde görüş belirtmiştir. Son ana kadar suskunluğunu korumuş olan yaşlı ve tecrübeli sadrazama dönen Sultan Selim; — "Değerli Sadrazamım, sen ne dersin bu konuda" diye sorunca, yaşlı sadrazam, — "Sultanım, İran Şahı kendine yakışacak bir hakaret yapmıştır. Siz ki, şanlı devletimizin sultanısınız. Şanınıza, kendinize yakışacak bir karşılık vermeniz icap eder" der. Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim düşünür ve bir çözüm bulur. İran Şahına gönderilmek üzere bir sandık dolusu mücevher hazırlatır ve en altına da o zamanın İstanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide bir kutu lokum hazırlatır. Lokumu İstanbul'un en ünlü ustası hazırlar. Usta, lokumu tam sultanlara layık hazırlamıştır. Sultan Selim nefis gül lokumunun altına da bir not yazar ve sandık İran Şahına verilmek üzere yola çıkar. Şah hemen sandığı açtırır... kendisinin gönderdiği mücevherlerden daha değerli mücevherler, değerli kumaşlar vardır. Sandığın en altından nefis bir gül kokusu yayılır ortalığa. Koku lokum kutusundan gelmektedir... bir anlam veremez. Gül kokulu lokumdan önce kendisi yer, sonra da huzurunda ki vezirlere ikram eder. Kutunun altındaki notu gören Şah, merakla yazıyı okutur, Notta; “Herkes yediğinden ikram eder” yazmaktadır. Şah bir süre başını kaldırıp vezirlerinin yüzüne bakamaz Utancından yüzü kıp-kırmızı olmuştur. Hak edene, hak ettiğini çekinmeden verenlere, Saygılarımla
Ekleme Tarihi: 16 Ocak 2026 -Cuma

HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER…

Kötü söz sahibine aittir. Demişler atalarımız…

Son dönemlerde artan çirkin politik sözler, hatta küfürler dozlarını artırarak devam ediyor.

Konuştuklarında ecdadımız ‚Osmanlı’ dönemi hakkında mangalda kül bırakmayan kişiler, değerli padişahlarımızın ağızlarına almadıkları kadar çirkin sözleri kullanmakta yarış yapıyorlar adeta…

TBMM kadar taşıdıkları bu çirkin hareket ve sözleri için, bizlere kandillerini kınamaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.

Namus ve Şerefleri üzerine yemin ederek bizleri temsil etmek için mecliste olduklarını unutan (Namuslu ve Şerefli vekillerimizi tabii ki tenzih ediyorum) bu ağzı bozuk, kavgacı vekillerimizi KINIYORUZ!

Almanların yaygın bir atasözleri vardır: “Kış mutlaka tekrar gelecektir.” (Nächste Winter kommt bestimmt).

Biz de diyoruz ki; SEÇİM SANDIĞI MUTLAKA YİNE GELECEKTİR!

Yavuz Sultan Selim’in hükümdarlık döneminde, İran Şahı süslü bir sandık hediye gönderir. 

Sandık açılır, içinden çeşit çeşit değerli taşlar, altın, zümrüt, elmas takılar, süslü ve değerli ziynet eşyaları, kıymetli kadife, atlas kumaşlar çıkar. Fakat sandığın altına doğru inildikçe pis bir koku etrafa yayılır. Öyle dehşet bir kokudur ki bu, herkes burnunu tıkamaya, oradan uzaklaşmaya başlar. Sandığın en altındaki bohçadan geldiği anlaşılan koku dayanılmaz bir hal alır. Sonunda bohça açılır ve büyük bir hayvan pisliği çıkar ortaya. Bu Osmanlıya karşı yapılmış büyük bir ayıp ve hakarettir.

Yavuz Sultan Selim, İran Şahı'na anlamlı bir ders vermek ister.

Cihan Padişahı hemen emir verir. "Herkes düşünsün, bu yapılan hakarete uygun bir cevap ve karşılık vermeliyiz. "Orada bulunan Sadrazam ve Vezirler görüşlerini belirtirler.

Bir Vezir;

— "Sultanım, bu Devlet-i Âliyemize ve aziz milletimize karşı yapılmış hakarete karşı emir verin İran üzerine sefere gidelim. "Bir başka vezir;

— “Padişahım; “Bu hakaret altında kalamayız, ordumuz sefer hazırlıklarına hemen başlamalıdır.”

Herkes bu hakarete misli ile cevap verilmesi yönünde görüş belirtmiştir. Son ana kadar suskunluğunu korumuş olan yaşlı ve tecrübeli sadrazama dönen Sultan Selim;

— "Değerli Sadrazamım, sen ne dersin bu konuda" diye sorunca, yaşlı sadrazam,

— "Sultanım, İran Şahı kendine yakışacak bir hakaret yapmıştır.

Siz ki, şanlı devletimizin sultanısınız. Şanınıza, kendinize yakışacak bir karşılık vermeniz icap eder" der.

Cihan Padişahı Yavuz Sultan Selim düşünür ve bir çözüm bulur. İran Şahına gönderilmek üzere bir sandık dolusu mücevher hazırlatır ve en altına da o zamanın İstanbul'unda imal edilen gül kokulu en nadide bir kutu lokum hazırlatır.

Lokumu İstanbul'un en ünlü ustası hazırlar. Usta, lokumu tam sultanlara layık hazırlamıştır.

Sultan Selim nefis gül lokumunun altına da bir not yazar ve sandık İran Şahına verilmek üzere yola çıkar. Şah hemen sandığı açtırır... kendisinin gönderdiği mücevherlerden daha değerli mücevherler, değerli kumaşlar vardır.

Sandığın en altından nefis bir gül kokusu yayılır ortalığa.

Koku lokum kutusundan gelmektedir... bir anlam veremez. Gül kokulu lokumdan önce kendisi yer, sonra da huzurunda ki vezirlere ikram eder.

Kutunun altındaki notu gören Şah, merakla yazıyı okutur, Notta;

“Herkes yediğinden ikram eder” yazmaktadır.

Şah bir süre başını kaldırıp vezirlerinin yüzüne bakamaz

Utancından yüzü kıp-kırmızı olmuştur.

Hak edene, hak ettiğini çekinmeden verenlere,

Saygılarımla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (4)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Musa Kaya
(17.01.2026 10:00 - #72757)
Varool üstad..Yazın çok güzelmiş..Tşkler.. Ara sıra grubumuza,fazla siyasi olmadan,güzellikten,estetikten,yaşamdan bahseden,kıssadan hisseli :) böyle güzel yazılarından paylaşırsan.. Slmlar,sevgiler,saygılar,sağlıklar dilerim..
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
İlhan yılmaz
(17.01.2026 11:15 - #72758)
Yaşar bey yine döktürmüşsünüz.Eline kalemine sağlık
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Çamlık spor
(17.01.2026 12:01 - #72759)
Şahane anlam yüklu ve yaşanmış olayı ders niteliğinde olduğu gibi dökülmüş kaleminden.Elinize Sağlık.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Ahmet Hoca
(17.01.2026 12:04 - #72761)
Tebrikler gazeteci Yasar Bey Çok güzel bir makale.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.