Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Caddebostan
Hüseyin Asar
Köşe Yazarı
Hüseyin Asar
 

KOLTUKLAR GEÇER, SİYASET KALIR

Aydın ilinde siyasetin en sert yaşandığı yerlerin başında Kuşadası gelir. Burada siyasi dengeler bazen birkaç saat içinde değişebilir. Dün her şeyin üzerinde tutulan ideoloji, bugün farklı bir anlam kazanabilir. Çünkü Kuşadası siyasetinde zaman zaman koltuklar gidince dostlukların da ideallerin de, dün söylenen sözlerin de unutulduğuna tanık oluyoruz. Son günlerde yaşananlar bunun en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor. CHP’den ayrılma ve Yeni Parti’nin kurulma süreciyle birlikte CHP’nin yeniden yapılanması, siyasetin ne kadar değişken olabileceğini hepimize bir kez daha gösterdi. Düne kadar kendisinden daha büyük CHP sevdalısı olmadığını söyleyen bazı isimler, Yeni Partili olduktan sonra bir anda CHP’nin en sert muhalifleri haline geldi. Dün aynı masada oturanlar, bugün kendilerini karşı cephelerde buldu. Siyaset bu kadar kolay değişmemeli. Temmuz ayında Gürbilek yönetiminin görevden alınmasının ardından Hasan Sargın, CHP Kuşadası İlçe Başkanlığı görevine getirildi. O günlerde CHP’nin neferi olduğunu ifade eden Sargın, görevden alındıktan sonra ise oldukça sert bir açıklama yaptı. O dönemde yaşanan karmaşa sırasında Belediye Meclis Üyesi Efe Berberoğlu ile birlikte dört meclis üyesi CHP’de kaldıklarını açıklamış, parti içerisinde mücadeleye devam edeceklerini belirtmişlerdi. CHP’nin ciddi bir belirsizlik yaşadığı günlerde bu tutum, partiye sahip çıkmak olarak değerlendirilmiş ve takdir toplamıştı. Ancak Hasan Sargın’ın görevden alınmasının ardından bu kez göreve Efe Berberoğlu getirildi. Görevden alma kararının gerekçeleri arasında Sargın ve yönetiminin parti disipliniyle bağdaşmadığı belirtilen tutumları, il başkanlığıyla yaşanan uyum sorunu ve ilçe yönetim kurulunun salt çoğunluk sağlanmadan toplantı yaparak karar alması gösterildi. Bu kararı Efe Berberoğlu vermedi. Kararı alan CHP il yönetimidir. Dolayısıyla görevden alınan bir yöneticinin, kendisine verilen siyasi fırsatı değerlendirmek yerine, sanki görevden alma kararının sorumlusu yeni atanan ilçe başkanıymış gibi açıklamalar yapması doğru değildir. Hele ki görevi sona erene kadar birlikte hareket ettiğiniz, aynı siyasi mücadeleyi verdiğiniz bir kişinin sizin yerinize atanması karşısında gösterilen sert tepki, siyasetin temel ilkelerinden biri olan nezaket açısından ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Çünkü siyaset yalnızca makamda bulunmak değildir. Asıl siyaset, makamdan ayrıldığınızda başlar. Birlikte mücadele ettiğiniz bir kişinin sizin yerinize görevlendirilmesi sizi üzebilir. Bu insani bir durumdur. Ancak eğer gerçekten aynı davanın, aynı partinin ve aynı mücadelenin insanlarıysanız, o makamdan ayrıldığınızda yeni görevlendirilen kişinin yanında olmayı da bilmelisiniz. En azından nezaket bunu gerektirir. Siyaset, koltukta otururken gösterilen sadakatten ibaret değildir. O koltuktan kalkarken gösterdiğiniz tavır da siyasi karakterinizin bir parçasıdır. Görevden ayrıldıktan sonra sosyal medya üzerinden sert mesajlar paylaşmak, kinayeli göndermeler yapmak, siyasi tartışmayı büyütmek ve senaryo tarzı söylemlerle yeni bir cephe açmak, siyasi olgunluk açısından doğru bir görüntü vermemektedir. Üstelik yakın zamana kadar aynı masada oturduğunuz, birlikte mücadele ettiğiniz ve size destek veren bir kişiye karşı saldırgan bir dil kullanmak yalnızca kişileri değil, partiyi de yıpratır. Efe Berberoğlu’nu Ömer Günel üzerinden itibarsızlaştırmaya yönelik söylemler de bu açıdan ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü siyasette bazen söylenen söz kadar, o sözün arkasındaki niyet de önemlidir. Elbette alınan kararın doğru ya da yanlış olduğunu tartışabiliriz. Gerekçelerin haklı olup olmadığı da ayrıca tartışılabilir. Ancak kararın yanlış olduğunu düşünmek, verilen tepkinin de doğru olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, eğer CHP’yi gerçekten “Baba ocağı” olarak görüyorsanız, görevden alındığınızda da o baba ocağına sahip çıkmaya devam etmeniz gerekir. İşte siyasi etik tam da burada devreye girer. Yeni atanan yönetime başarı dileyip, “Partimiz için mücadele etmeye devam edeceğim” demek çok daha güçlü, çok daha olgun ve çok daha siyasi bir tavır olurdu. Keşke böyle bir siyasi olgunluk gösterilseydi. Çünkü koltuklar gelip geçicidir. Bugün o koltukta oturanlar yarın başka bir yerde olabilir. Dün o makamda oturanların bugün nerede olduğunu hatırlamak bile bunun en açık göstergesidir. Ama makamdan ayrılırken ortaya koyduğunuz tavır, özellikle Kuşadası gibi herkesin birbirini tanıdığı küçük bir siyasi çevrede, kolay kolay unutulmaz. Siyaset unutulabilir. Seçimler unutulabilir. Makamlar unutulabilir. Ama insan ilişkileri ve o ilişkiler içinde yaşananlar kolay kolay unutulmaz. Gelelim Efe Berberoğlu cephesine… Hasan Sargın’ın sert söylemleri karşısında sağduyulu davranan Efe Berberoğlu, yaptığı ilk açıklamada önemli bir mesaj verdi. Görevi bir makam olarak değil; partiye, örgüte ve Kuşadası’na karşı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Şimdi sıra bu sözlerin gereğini yerine getirmekte. Berberoğlu’nun önünde kolay bir süreç yok. Önümüzdeki günlerde yeni yönetim kurulunu oluşturması, dağınık durumdaki örgütü yeniden toparlaması ve CHP Kuşadası örgütünde yeni bir çalışma düzeni kurması gerekiyor. Bu nedenle kendisini bugünden itibaren değerlendirmek yerine, ortaya koyacağı siyasi pratiği görmek gerekir. Çünkü ilçe başkanı, yalnızca bir partinin tabelasını taşıyan kişi değildir. İlçe başkanı, örgütün temsilcisidir. Parti içindeki farklı kesimleri bir arada tutmak, kırgınlıkları azaltmak, örgütü çalıştırmak ve parti ile toplum arasındaki bağı güçlendirmek zorundadır. Efe Berberoğlu’nun önünde tam da böyle bir sınav var. Bugün kendisini acımasızca eleştirenlere vereceği en güçlü cevap, başka bir sert açıklama yapmak değil; başarılı bir örgüt yönetimi ortaya koymak olacaktır. Siyasette en güçlü cevap bazen söylenen söz değil, yapılan iştir. Berberoğlu’nun birkaç gün içinde açıklaması beklenen yeni yönetim kurulu, bu açıdan önemli bir başlangıç olacaktır. Eğer örgütü toparlayabilir, farklı kesimleri bir araya getirebilir ve CHP’yi yeniden sahada görünür hale getirebilirse, bugün yapılan tartışmaların büyük bölümü anlamını yitirecektir. Çünkü zaman, siyasette en acımasız hakemdir. Kimin haklı olduğunu çoğu zaman açıklamalar değil, ortaya çıkan sonuçlar gösterir. Bu nedenle Efe Berberoğlu için görev zamanı şimdi başlamıştır. Önünde zor bir sınav vardır. Bu sınavı nasıl vereceğini hep birlikte göreceğiz. Şimdiden hüküm vermek yerine biraz bekleyelim. Çünkü siyasette koltuklar gelip geçer. Görevler değişir. Yönetimler değişir. Ama siyasi karakter, nezaket ve insan ilişkileri kalır. Kuşadası siyaseti, bu yaşananların hiçbirini kolay kolay unutmaz. “Başarının sırrı, yaygın olarak inanılanın aksine, yetenek değil; süreklilik ve kararlılıktır.” (Calvin Coolidge)
Ekleme Tarihi: 06 Ekim 2026 -Salı

KOLTUKLAR GEÇER, SİYASET KALIR

Aydın ilinde siyasetin en sert yaşandığı yerlerin başında Kuşadası gelir. Burada siyasi dengeler bazen birkaç saat içinde değişebilir. Dün her şeyin üzerinde tutulan ideoloji, bugün farklı bir anlam kazanabilir. Çünkü Kuşadası siyasetinde zaman zaman koltuklar gidince dostlukların da ideallerin de, dün söylenen sözlerin de unutulduğuna tanık oluyoruz.

Son günlerde yaşananlar bunun en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor.

CHP’den ayrılma ve Yeni Parti’nin kurulma süreciyle birlikte CHP’nin yeniden yapılanması, siyasetin ne kadar değişken olabileceğini hepimize bir kez daha gösterdi. Düne kadar kendisinden daha büyük CHP sevdalısı olmadığını söyleyen bazı isimler, Yeni Partili olduktan sonra bir anda CHP’nin en sert muhalifleri haline geldi. Dün aynı masada oturanlar, bugün kendilerini karşı cephelerde buldu. Siyaset bu kadar kolay değişmemeli.

Temmuz ayında Gürbilek yönetiminin görevden alınmasının ardından Hasan Sargın, CHP Kuşadası İlçe Başkanlığı görevine getirildi. O günlerde CHP’nin neferi olduğunu ifade eden Sargın, görevden alındıktan sonra ise oldukça sert bir açıklama yaptı.

O dönemde yaşanan karmaşa sırasında Belediye Meclis Üyesi Efe Berberoğlu ile birlikte dört meclis üyesi CHP’de kaldıklarını açıklamış, parti içerisinde mücadeleye devam edeceklerini belirtmişlerdi. CHP’nin ciddi bir belirsizlik yaşadığı günlerde bu tutum, partiye sahip çıkmak olarak değerlendirilmiş ve takdir toplamıştı.

Ancak Hasan Sargın’ın görevden alınmasının ardından bu kez göreve Efe Berberoğlu getirildi.

Görevden alma kararının gerekçeleri arasında Sargın ve yönetiminin parti disipliniyle bağdaşmadığı belirtilen tutumları, il başkanlığıyla yaşanan uyum sorunu ve ilçe yönetim kurulunun salt çoğunluk sağlanmadan toplantı yaparak karar alması gösterildi.

Bu kararı Efe Berberoğlu vermedi. Kararı alan CHP il yönetimidir. Dolayısıyla görevden alınan bir yöneticinin, kendisine verilen siyasi fırsatı değerlendirmek yerine, sanki görevden alma kararının sorumlusu yeni atanan ilçe başkanıymış gibi açıklamalar yapması doğru değildir.

Hele ki görevi sona erene kadar birlikte hareket ettiğiniz, aynı siyasi mücadeleyi verdiğiniz bir kişinin sizin yerinize atanması karşısında gösterilen sert tepki, siyasetin temel ilkelerinden biri olan nezaket açısından ciddi biçimde sorgulanmalıdır. Çünkü siyaset yalnızca makamda bulunmak değildir. Asıl siyaset, makamdan ayrıldığınızda başlar.

Birlikte mücadele ettiğiniz bir kişinin sizin yerinize görevlendirilmesi sizi üzebilir. Bu insani bir durumdur. Ancak eğer gerçekten aynı davanın, aynı partinin ve aynı mücadelenin insanlarıysanız, o makamdan ayrıldığınızda yeni görevlendirilen kişinin yanında olmayı da bilmelisiniz. En azından nezaket bunu gerektirir.

Siyaset, koltukta otururken gösterilen sadakatten ibaret değildir. O koltuktan kalkarken gösterdiğiniz tavır da siyasi karakterinizin bir parçasıdır. Görevden ayrıldıktan sonra sosyal medya üzerinden sert mesajlar paylaşmak, kinayeli göndermeler yapmak, siyasi tartışmayı büyütmek ve senaryo tarzı söylemlerle yeni bir cephe açmak, siyasi olgunluk açısından doğru bir görüntü vermemektedir.

Üstelik yakın zamana kadar aynı masada oturduğunuz, birlikte mücadele ettiğiniz ve size destek veren bir kişiye karşı saldırgan bir dil kullanmak yalnızca kişileri değil, partiyi de yıpratır.

Efe Berberoğlu’nu Ömer Günel üzerinden itibarsızlaştırmaya yönelik söylemler de bu açıdan ayrıca değerlendirilmelidir. Çünkü siyasette bazen söylenen söz kadar, o sözün arkasındaki niyet de önemlidir.

Elbette alınan kararın doğru ya da yanlış olduğunu tartışabiliriz. Gerekçelerin haklı olup olmadığı da ayrıca tartışılabilir. Ancak kararın yanlış olduğunu düşünmek, verilen tepkinin de doğru olduğu anlamına gelmez.

Tam tersine, eğer CHP’yi gerçekten “Baba ocağı” olarak görüyorsanız, görevden alındığınızda da o baba ocağına sahip çıkmaya devam etmeniz gerekir. İşte siyasi etik tam da burada devreye girer.

Yeni atanan yönetime başarı dileyip, “Partimiz için mücadele etmeye devam edeceğim” demek çok daha güçlü, çok daha olgun ve çok daha siyasi bir tavır olurdu.

Keşke böyle bir siyasi olgunluk gösterilseydi. Çünkü koltuklar gelip geçicidir. Bugün o koltukta oturanlar yarın başka bir yerde olabilir. Dün o makamda oturanların bugün nerede olduğunu hatırlamak bile bunun en açık göstergesidir.

Ama makamdan ayrılırken ortaya koyduğunuz tavır, özellikle Kuşadası gibi herkesin birbirini tanıdığı küçük bir siyasi çevrede, kolay kolay unutulmaz. Siyaset unutulabilir. Seçimler unutulabilir. Makamlar unutulabilir. Ama insan ilişkileri ve o ilişkiler içinde yaşananlar kolay kolay unutulmaz.

Gelelim Efe Berberoğlu cephesine…

Hasan Sargın’ın sert söylemleri karşısında sağduyulu davranan Efe Berberoğlu, yaptığı ilk açıklamada önemli bir mesaj verdi.

Görevi bir makam olarak değil; partiye, örgüte ve Kuşadası’na karşı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti. Şimdi sıra bu sözlerin gereğini yerine getirmekte.

Berberoğlu’nun önünde kolay bir süreç yok. Önümüzdeki günlerde yeni yönetim kurulunu oluşturması, dağınık durumdaki örgütü yeniden toparlaması ve CHP Kuşadası örgütünde yeni bir çalışma düzeni kurması gerekiyor.

Bu nedenle kendisini bugünden itibaren değerlendirmek yerine, ortaya koyacağı siyasi pratiği görmek gerekir. Çünkü ilçe başkanı, yalnızca bir partinin tabelasını taşıyan kişi değildir. İlçe başkanı, örgütün temsilcisidir. Parti içindeki farklı kesimleri bir arada tutmak, kırgınlıkları azaltmak, örgütü çalıştırmak ve parti ile toplum arasındaki bağı güçlendirmek zorundadır.

Efe Berberoğlu’nun önünde tam da böyle bir sınav var. Bugün kendisini acımasızca eleştirenlere vereceği en güçlü cevap, başka bir sert açıklama yapmak değil; başarılı bir örgüt yönetimi ortaya koymak olacaktır. Siyasette en güçlü cevap bazen söylenen söz değil, yapılan iştir.

Berberoğlu’nun birkaç gün içinde açıklaması beklenen yeni yönetim kurulu, bu açıdan önemli bir başlangıç olacaktır. Eğer örgütü toparlayabilir, farklı kesimleri bir araya getirebilir ve CHP’yi yeniden sahada görünür hale getirebilirse, bugün yapılan tartışmaların büyük bölümü anlamını yitirecektir.

Çünkü zaman, siyasette en acımasız hakemdir. Kimin haklı olduğunu çoğu zaman açıklamalar değil, ortaya çıkan sonuçlar gösterir. Bu nedenle Efe Berberoğlu için görev zamanı şimdi başlamıştır. Önünde zor bir sınav vardır. Bu sınavı nasıl vereceğini hep birlikte göreceğiz. Şimdiden hüküm vermek yerine biraz bekleyelim.

Çünkü siyasette koltuklar gelip geçer. Görevler değişir. Yönetimler değişir. Ama siyasi karakter, nezaket ve insan ilişkileri kalır. Kuşadası siyaseti, bu yaşananların hiçbirini kolay kolay unutmaz.

“Başarının sırrı, yaygın olarak inanılanın aksine, yetenek değil; süreklilik ve kararlılıktır.” (Calvin Coolidge)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
Yeni Slow Radyo