Türkiye’nin yakından takip ettiği İBB davası, bir yılı aşkın süredir kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Geçtiğimiz Nisan ayında dava sürecine ilişkin yapılan güncel kamuoyu araştırmasının sonuçları da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Ankete yansıyan veriler, özellikle toplumsal meşruiyet ve yargıya güven açısından iktidar açısından düşündürücü sonuçlar içeriyor.
Her ay düzenli olarak tekrarlanan araştırmalara göre, davanın siyasi nitelik taşıdığına inananların oranı yalnızca son bir ay içinde yüzde 55,2’den yüzde 57,7’ye yükseldi. Bu artış, toplumun önemli bir kesiminde davaya yönelik güven sorununun derinleştiğini gösteriyor.
Araştırma sonuçlarına göre; davaların hukuki zeminde yürütüldüğüne inananların oranı gerilerken, bu sürecin Ekrem İmamoğlu’nun seçimlere katılmasını engellemeye yönelik olduğu düşüncesi güç kazanmış durumda. Ayrıca 19 Mart operasyonlarının ardından adalet sistemine duyulan güvende de yaklaşık 9 puanlık bir düşüş yaşandığı görülüyor.
Mart ve Nisan 2026 dönemine ait sonuçlar şöyle:
Mart 2026
* Hukuki davadır: %31,1
* Siyasi davadır: %55,2
* Fikrim yok: %13,7
Nisan 2026
* Hukuki davadır: %30,1
* Siyasi davadır: %57,7
* Fikrim yok: %12,2
Toplumda, davanın temel amacının İmamoğlu’nun seçim sürecinin dışında bırakılması olduğu yönündeki kanaatin güçlenmesi tesadüfi görülmüyor. Süreç içerisinde bazı itirafçıların ifadelerini geri çekmesi, çeşitli suçlamaların kamuoyu nezdinde tartışmalı hale gelmesi, mahkeme heyetinin tutumuna ilişkin eleştiriler, iktidara yakın medya kuruluşlarının yayın politikaları ve bazı siyasi çevrelerin dava sürecine ilişkin açıklamaları; davanın siyasi niteliği tartışmalarını daha da artırmış durumda.
Ankette dikkat çeken bir diğer başlık ise adalet sistemine duyulan güven oldu. İBB operasyonlarının başladığı 19 Mart sonrasında, yargıya güven oranlarında belirgin bir düşüş yaşandığı görülüyor.
“Adalete güveniyor musunuz?” sorusuna verilen yanıtların son iki aylık dağılımı şöyle:
Mart 2026
* Güveniyorum: %31,8
* Güvenmiyorum: %62,4
* Fikrim yok: %5,9
Nisan 2026
* Güveniyorum: %25,3
* Güvenmiyorum: %71,6
* Fikrim yok: %3,1
Bu veriler, geçmişte toplumun en güvenilir kurumları arasında gösterilen mahkemeler ile hakim ve savcıların, son dönemde kamuoyu nezdindeki itibar kaybını açık biçimde ortaya koyuyor.
İmamoğlu davası, ilerleyen yıllarda Türk hukuk ve demokrasi tarihi açısından yoğun biçimde tartışılacak davalardan biri olmaya adaydır. Daha önce kamuoyunda “Kumpas davaları” olarak anılan süreçlerde olduğu gibi, bu dava da yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışmalarının merkezinde yer almaktadır.
Bugün gelinen noktada, vatandaşın devlet kurumlarına ve adalet sistemine duyduğu güvenin ciddi şekilde zedelendiği görülmektedir. Hukuk devletinin en temel dayanağı olan tarafsız ve bağımsız yargıya duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi ise, demokratik sistemin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.
“Hukukun bittiği yerde tiranlık başlar.” (John Locke)



