Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Caddebostan
Hüseyin Asar
Köşe Yazarı
Hüseyin Asar
 

CHP’YE AKİL İNSAN GEREKİYOR

Önce durum tespiti yapalım. Son dönemin en önemli ve ısısı yükse gündem maddesi, kayyum atanmış CHP’dir. Kayyum ile oluşan ve derinlik kazanmış olan CHP’deki bölünmüşlüğü tek bir nedene bağlamak doğru değildir.  Parti içi liderlik rekabeti, ideolojik farklılıklar, aday belirleme süreçleri, yerel örgütler arasındaki güç dengeleri, iletişim sorunları, giderek artan kişisel hesaplar ve geçmişten gelen kırgınlıklar gibi birçok unsur bir araya gelerek kutuplaşmayı beslemektedir. Bu nedenle bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırıp kalıcı bir birlik sağlamak ancak kurumsal mekanizmalarla sağlanabilir. Bunun için parti yönetimi ve örgütlenmesi açısından “Parti İçi Birlik ve Yeniden Bütünleşme Projesi” acilen devreye alınmalıdır. Öncelikle bilinmesi gereken, kurultaylar ve kongreler demokrasi yarışıdır; savaş alanı ve ötekileştirme zemini değildir. “Bizim ekip”, “Onların ekibi” gibi ilkel anlayışlar tamamen terk edilmelidir. Seçim bittikten sonra herkes kol kola olmalı ve aynı masaya oturmayı öğrenmelidir. Bir siyasi partide sürekli kazananlar ve sürekli kaybedenler oluşursa, zamanla parti içinde tedavisi çok zor olan ikinci bir muhalefet doğar. Eski genel başkanlar, eski milletvekilleri, belediye başkanları ve örgütte saygınlığı bulunan isimler uzlaşma zeminini hazırlamalı ve gerekirse bağımsız bir uzlaşma kurulu oluşturulmalıdır. Bu kişiler veya oluşturulan kurul hızlı tepki göstererek kırgın grupları dinlemeli, acil bir çözüm raporu hazırlamalı, ortak çözüm önermeli, uygulamaya koymalı ve kişisel çatışmaları azaltmak için emek harcamalıdır. Yıllardan beri en büyük tartışmalardan biri aday belirleme yönteminin sağlıklı duruma getirilmesi için çalışmalı; tabanda oluşan, “Nasıl olsa adaylar yukarıdan belirleniyor duygusunun önüne geçilmelidir. Şeffaf ve denetlenebilir ön seçim sistemi; parti içi güveni artırır, küskünlükleri azaltır. Merkez ile taşra arasında sağlıklı denge kurulmalı, iletişim dili yıkıcı değil, yapıcı olmalıdır. Bütün başarılı siyasi hareketlerin ortak bir öyküsü olduğu unutulmamalı, partinin neden iktidar olmak istediği ve Türkiye için nasıl bir gelecek tasarlandığı örgütün her kademesine aynı dille anlatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, ortak hedef oluştuğunda kişiler geri planda kalır. Başarı ölçütü sadakat değil performans olmalı, parti içi görev dağılımında liyakat, saha başarısı, seçmenle iletişim, proje üretme kapasitesi gibi geçerli kriterler esas alınmalıdır. Bu yaklaşımlar ekipçilik algısını hızla zayıflatacaktır. Farklı gruplardan ve düzeylerden yöneticiler; aynı eğitimlerde, aynı düşünce kamplarında, aynı proje çalışmalarında, aynı amaçlar doğrultusunda bir araya getirilmelidir. Birliktelik yalnızca toplantılarda değil, ortak üretim süreçlerinde birlikte yol alınarak güçlenir. CHP’de acilen sağlanması gereken birlik, farklı görüşlerin ortadan kaldırılmasıyla değil; bu görüşlerin ortak kurallar çerçevesinde birlikte çalışabilmesiyle mümkün olabilir. CHP gibi büyük ve köklü partilerde farklı eğilimlerin bulunması olağandır. Belirleyici olan, bu farklılıkların kişisel çatışmaya dönüşmesini önleyecek şeffaf, kapsayıcı ve kurumsal mekanizmaların doğru şekilde işletilmesidir. Bu nedenle kalıcı çözüm; güçlü kurumlar, adil karar alma süreçleri, açık iletişim, liyakat esaslı görevlendirmeler ve ortak siyasi hedefler üzerine inşa edilen bir parti kültürü geliştirmekten geçer. Böyle bir yaklaşım, yalnızca CHP için değil, demokratik işleyişi benimseyen diğer siyasi partiler için de uygulanabilir bir model niteliği taşmaktadır. Elbette tüm bunların oluşması ve sürecin sağlıklı işlemesi için akil kişi veya kişilere gereksinim vardır. Akil kişi, bilgi, deneyim, sağduyu ve tarafsızlığıyla toplumda güven kazandığı düşünülen, anlaşmazlıkların çözümünde veya önemli konularda görüşüne başvurulan kişidir. “Akil” sözcüğü; “Akıllı, sağduyulu, hikmet sahibi” anlamına gelir. Toplumda saygın ve güvenilir olan, deneyim ve birikimleriyle öne çıkan, farklı görüşleri dinleyip değerlendirebilen, sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek sağduyuya sahip olan, kutuplaştırıcı değil, uzlaştırıcı bir yaklaşım benimseyen akil bir kişi CHP içindeki bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırabilir. CHP içinde bu işi başarabilecek, deneyimli, bilgili, eğitimli ve iki tarafa uzak olmayan kişi veya kişiler vardır. En azından bazıları biz biliyoruz. Ancak karar verici biz değiliz. Bu kişi veya ekip orta bir yol bularak partiyi içinde bulunduğu durumdan çıkarabilir. Partiyi hak ettiği noktaya çıkarabilir. Yeterki sağduyu hakim olsun. “Sağduyu, uzun alışkanlıklardan daha güçlüdür.” (Thomas Paine)
Ekleme Tarihi: 19 Temmuz 2026 -Pazar

CHP’YE AKİL İNSAN GEREKİYOR

Önce durum tespiti yapalım.

Son dönemin en önemli ve ısısı yükse gündem maddesi, kayyum atanmış CHP’dir. Kayyum ile oluşan ve derinlik kazanmış olan CHP’deki bölünmüşlüğü tek bir nedene bağlamak doğru değildir. 

Parti içi liderlik rekabeti, ideolojik farklılıklar, aday belirleme süreçleri, yerel örgütler arasındaki güç dengeleri, iletişim sorunları, giderek artan kişisel hesaplar ve geçmişten gelen kırgınlıklar gibi birçok unsur bir araya gelerek kutuplaşmayı beslemektedir. Bu nedenle bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırıp kalıcı bir birlik sağlamak ancak kurumsal mekanizmalarla sağlanabilir. Bunun için parti yönetimi ve örgütlenmesi açısından “Parti İçi Birlik ve Yeniden Bütünleşme Projesi” acilen devreye alınmalıdır.

Öncelikle bilinmesi gereken, kurultaylar ve kongreler demokrasi yarışıdır; savaş alanı ve ötekileştirme zemini değildir. “Bizim ekip”, “Onların ekibi” gibi ilkel anlayışlar tamamen terk edilmelidir. Seçim bittikten sonra herkes kol kola olmalı ve aynı masaya oturmayı öğrenmelidir.

Bir siyasi partide sürekli kazananlar ve sürekli kaybedenler oluşursa, zamanla parti içinde tedavisi çok zor olan ikinci bir muhalefet doğar.

Eski genel başkanlar, eski milletvekilleri, belediye başkanları ve örgütte saygınlığı bulunan isimler uzlaşma zeminini hazırlamalı ve gerekirse bağımsız bir uzlaşma kurulu oluşturulmalıdır.

Bu kişiler veya oluşturulan kurul hızlı tepki göstererek kırgın grupları dinlemeli, acil bir çözüm raporu hazırlamalı, ortak çözüm önermeli, uygulamaya koymalı ve kişisel çatışmaları azaltmak için emek harcamalıdır.

Yıllardan beri en büyük tartışmalardan biri aday belirleme yönteminin sağlıklı duruma getirilmesi için çalışmalı; tabanda oluşan, “Nasıl olsa adaylar yukarıdan belirleniyor duygusunun önüne geçilmelidir. Şeffaf ve denetlenebilir ön seçim sistemi; parti içi güveni artırır, küskünlükleri azaltır.

Merkez ile taşra arasında sağlıklı denge kurulmalı, iletişim dili yıkıcı değil, yapıcı olmalıdır.

Bütün başarılı siyasi hareketlerin ortak bir öyküsü olduğu unutulmamalı, partinin neden iktidar olmak istediği ve Türkiye için nasıl bir gelecek tasarlandığı örgütün her kademesine aynı dille anlatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, ortak hedef oluştuğunda kişiler geri planda kalır.

Başarı ölçütü sadakat değil performans olmalı, parti içi görev dağılımında liyakat, saha başarısı, seçmenle iletişim, proje üretme kapasitesi gibi geçerli kriterler esas alınmalıdır. Bu yaklaşımlar ekipçilik algısını hızla zayıflatacaktır.

Farklı gruplardan ve düzeylerden yöneticiler;
aynı eğitimlerde, aynı düşünce kamplarında, aynı proje çalışmalarında, aynı amaçlar doğrultusunda bir araya getirilmelidir. Birliktelik yalnızca toplantılarda değil, ortak üretim süreçlerinde birlikte yol alınarak güçlenir.

CHP’de acilen sağlanması gereken birlik, farklı görüşlerin ortadan kaldırılmasıyla değil; bu görüşlerin ortak kurallar çerçevesinde birlikte çalışabilmesiyle mümkün olabilir. CHP gibi büyük ve köklü partilerde farklı eğilimlerin bulunması olağandır. Belirleyici olan, bu farklılıkların kişisel çatışmaya dönüşmesini önleyecek şeffaf, kapsayıcı ve kurumsal mekanizmaların doğru şekilde işletilmesidir.

Bu nedenle kalıcı çözüm; güçlü kurumlar, adil karar alma süreçleri, açık iletişim, liyakat esaslı görevlendirmeler ve ortak siyasi hedefler üzerine inşa edilen bir parti kültürü geliştirmekten geçer. Böyle bir yaklaşım, yalnızca CHP için değil, demokratik işleyişi benimseyen diğer siyasi partiler için de uygulanabilir bir model niteliği taşmaktadır.

Elbette tüm bunların oluşması ve sürecin sağlıklı işlemesi için akil kişi veya kişilere gereksinim vardır.

Akil kişi, bilgi, deneyim, sağduyu ve tarafsızlığıyla toplumda güven kazandığı düşünülen, anlaşmazlıkların çözümünde veya önemli konularda görüşüne başvurulan kişidir.

“Akil” sözcüğü; “Akıllı, sağduyulu, hikmet sahibi” anlamına gelir. Toplumda saygın ve güvenilir olan, deneyim ve birikimleriyle öne çıkan, farklı görüşleri dinleyip değerlendirebilen, sorunların çözümüne katkı sağlayabilecek sağduyuya sahip olan, kutuplaştırıcı değil, uzlaştırıcı bir yaklaşım benimseyen akil bir kişi CHP içindeki bu bölünmüşlüğü ortadan kaldırabilir.

CHP içinde bu işi başarabilecek, deneyimli, bilgili, eğitimli ve iki tarafa uzak olmayan kişi veya kişiler vardır. En azından bazıları biz biliyoruz. Ancak karar verici biz değiliz. Bu kişi veya ekip orta bir yol bularak partiyi içinde bulunduğu durumdan çıkarabilir. Partiyi hak ettiği noktaya çıkarabilir. Yeterki sağduyu hakim olsun.

“Sağduyu, uzun alışkanlıklardan daha güçlüdür.” (Thomas Paine)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.