Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Caddebostan
Abdulkadir Turhan
Köşe Yazarı
Abdulkadir Turhan
 

AYDIN'A İZ BIRAKANLAR

İbrahim Kuyumcu: Kırtasiyeci, Tüccar, Aydın Kitabevi sahibi   Aydın’a İz Bırakan nezih insanlardan olan, döneminde, Aydın gençlerine yol gösteren, okumalarını teşvik eden. Özellikle köylerden gelen yoksul öğrencilere okumaları için bak evladım, Aydın’ın bir Mimara, Mühendise, Doktora, Hâkime, Savcıya, Avukata özellikle Öğretmene ihtiyacı var. Okuyup Mimar, Savcı, Hâkim, Öğretmen olduğunuzda Aydın ismini her gittiğiniz yerde yücelteceksiniz diyen ve onlara her zaman maddi manevi destek veren babacan bir adam, “AYDIN KİTABEVİ” nın sahibi İbrahim Kuyumcu. İbrahim Kuyumcu Beyefendinin döneminde lise okuyan ve benim Aydın’a İz Bırakanlar kitabım için röportaj yaptığım kişilerden Alim Aydın, Sevinç Çetinkaya, Mehmet Genç, İlhami Ortekin, Haydar Özde, Hidayet Sayın ve niceleri İbrahim Bey’in teşviklerini ve desteklerini bilip gördüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca 1940-1960’lı yıllarda Aydın Siyaseti nasıl ki Aydın Emniyet Eczanesinde şekilleniyorduysa, Aydınlı Okumuş, kültürlü, entelektüel ve toplumsal olaylara karşı duyarlı olan kimseler ise sohbet için buluştukları kişi İbrahim Bey’di, mekân ise kısaca “AYDIN KİTABEVİ”ydi. Babası İbrahim Kuyumcu gibi bir Aydın sevdalısı olan ve Aydın adını Havada, Karada ve denizde uluslararası arenalarda zikrettiren, Rahmetli babasının bıraktığı yerden “AYDIN KİTABEVİ” ne devam eden yüce gönüllü Aydın Kuyumcu beyefendiyi ve rahmetli Babası İbrahim Kuyumcu’yu Aydın’a İz Bırakanlar köşemde yazmaya karar verdim. Aydın Kuyumcu Beyefendinin anlatımıyla Babası İbrahim Kuyumcu ve kendi yaşam öyküsü; Aydın’ın yerli ailelerinden Ninem Rahime ve Dedem İbrahim’in beşinci ve son çocuğu olarak Aydın da dünya ya gelen babam İbrahim Kuyumcu, o yıllarda Aydın'daki en büyük okul olan ortaokulu bitirip, çeşitli işlerde çalışmış. 1941 yılında Çanakkale'de başlayan askerliğini, ciddi süren bir eğitimden sonra, Sıhhiye Çavuşu olarak askerliğini yapmış. 1944 yılında terhisiyle, Aydın'a gelmiş ve eniştesi Kazım AYDINEL'in babası Ömer AYDINEL'in 1926 yılında kurmuş olduğu Aydın'ın ilk kitabevi olan Aydın Kitabevi’nde ortak olarak ticarete başlamış. Resim 1: Babam İbrahim Kuyumcu Aydın Kitabevinde bir anı. 1955 yılında İzmir'e taşınan Kazım Aydınel ve ailesi kırtasiye mağazası açarak ticaretlerini toptancı olarak devam etmişlerdir. Babam da 1969 yılında benim liseyi bitirip gelmeme kadar yalnız olarak, sonrasında da Baba oğul birlikte 1982'de rahmetli olana kadar çalıştık. Aydın’ın Aydın insanları, Muzaffer İzgü gibi yazarlar, Orhan İslimyeli gibi ressamlar, Doç. Dr. Bedrettin Noyan gibi önderler, Mithat Eraydın, Yusuf Uzman, Necmettin Akçasu gibi hukukçular ve turneleriyle Aydın’a gelişlerinde doğru babamın yanına gelen Hulusi Kentmen ve Vahi Öz gibi tiyatrocuların buluşma, sohbet noktasıydı İbrahim Kuyumcu’nun AYDIN KİTABEVİ. 1977-78 yıllarına kadar, 4 dilde (İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca) gazete ve dergiler hatta romanlar satılırdı, Aydın Kitabevin’ de. Bunları alanlar, okuyanlar Aydın’da yaşayan insanlardı. Eğitim ve Kültür günümüzden çok daha iyiydi, Sevgili babam, İbrahim kuyumcu Cumhuriyetin ilk yıllarında yetişmiş bilgili ve çok saygın bir kişiydi. Annem Fikriye Kuyumcu ile evlenir. Evliliklerinden sonra sırayla; Aydın, Akın (Diş hekimi çene cerrahı), Adnan (Dr. KBB uzmanı) ve Aysen dört çocukları oldu. Ben de babamın doğruluk dürüstlük prensipleri ile Aydın Kitabevi'nde çalışmaya devam ettim. Resim 2: Ramazanpaşa camii kavşağı sağ köşede “Aydın Kitabevi” görülmekte. 1977 yılında, Fevzi PAKSOY'un kızı Yüksel hanımla evliliğimizden, 1979'da oğlumuz İbrahim (İng. İşletme) ve 1980'de kızımız Burçin (Mimar) dünyaya geldiler. Okulları bitirmelerinin ardından, oğlum İbrahim, 2000'lerin başlarında, işyerini devir alabileceğini söylediğinde büyük bir mutluluk ve güvenle, dedesi İbrahim'den devraldığım “AYDIN KİTABEVİ” ‘ni, torunu İbrahim’e devrettim. Bu yıl (2026)'da kuruluşunun 100'ncü yılını kutlamak oğlum İbrahim'e nasip oldu. İçimi burkan bir konu olan, 1970'li yılların başlarından itibaren toplumun sağ-sol diye ayrışması ve gurupların her ikisi de sadece kendilerinin ilgilendiği kitapları satmam için yaptıkları baskılar nedeniyle, kitap satışını 1979 yılında bırakmış olmam. Sonraki yıllarda, bilgisayar, yan ürünleri ve sarf malzemeleri, ofis kırtasiye malzemeleri ve klimalar konularıyla bu günlere gelindi. Çocukluğumdan beri en büyük hayallerimden biri pilot olmaktı. 1986 yılında, Eyüp Şahin Un Fabrikası’nın sahibi can arkadaşım Fuat ŞAHİN'le birlikte Aydın'da kurmuş olduğumuz Efeler Sportif havacılık derneği ile Türk hava kurumunun Aydın'da açtığı pilot eğitimi sayesinde bu hayalimiz, amatör pilot olarak gerçekleşti. Resim 3: Astronot Neil Armstrong, THY uçağı ile Çıldır Havaalanına inerken görülmekte. 25-30 yıldır kullanılmayan, Aydın Çıldır Havaalanını toprak pist olarak kullanmaya başladık. Daha sonraki yıllarda 1450 metre uzunluğundaki piste beton dökülerek havaalanı bugünkü stol pistine kavuştu. 1996 yılında, bir sonraki yılda Dünyada ilk kez yapılacak olan 1'nci DÜNYA HAVA OLIMPIYATLARI'nın organizasyonunu THK Genel başkanı Dr. Atilla TAÇOY, Devletin ve Hava Kuvvetlerinin'de desteğini de alarak üstlendiğim, o zaman başkanı olduğum Efeler sportif havacılık Derneği'ne bildirmişti. Branşlarına göre yedi ayrı havaalanında yapılması şartı olan bu yarışmaların Mikrolayt bölümü için, Konya veya Aydın'ı düşündüklerini öğrenince, Aydın'da yapılması için ısrarlarım yetmeyince devreye, başkanın sınıf arkadaşı olan Dr. Coşkun Bilginer'i sokarak, organizasyonun Aydın’a alınmasını sağladım ve yöneticiliğini yapabileceğimi ısrarla söyleyerek, üstlendim. Resim 4: Astronot Neil Armstrong ile Aydın Kuyumcu birlikte görülmekte. Havaalanında yapılması gereken çok iş vardı. Bunlardan biri ve en önemlisi havaalanına girişten piste kadar olan zemin, piste göre çukurda kalıyordu ve buranın dolguyla yükseltilmesi gerekiyordu. ASTİM Sanayi Sitesi'nden Çıldır havaalanına kadar olan yol dar ve düzensizdi bunun da düzeltilmesi gerekiyordu. Ortadan geçen derenin üzerindeki köprünün genişletilmesi gerekiyordu. Elektrik hatları, telefon hatları, yarışmacıların ve izleyici konukların kullanacağı tuvaletler, kafe tarzında bir yer vs. gibi yapılması, düzenlenmesi gereken birçok detay vardı. Ve bunların hepsini çok kısa bir süre içerisinde yapılması şarttı. Valilik ve Aydın belediyesi çok ciddi destekleriyle katkı verdiler. Fayanslar, vitrifiye malzemeleri, tuğla, çimento ve benzeri malzemeleri üretici ve toptancı dostlar ücretsiz katkı olarak verdiler. Eksikler ve aksaklıklar tamamlandı. Resim 5: Astronot Neil Armstrong ile Aydın Kuyumcu birlikte görülmekte. 1997 yılında yarışmalar için 22 ülkeden birçok Mikrolayt (500 kg. altında Hava Aracı) ve yarışmacılar, hava araçlarının montajı ve antrenman için, yarışmalardan 10-15 gün önce Aydın Çıldır Hava Alanına geldiler. Havaalanında her ülkeye kendi aralarındaki brifing için birer çadır vermiştik. Onlar da kendi kamp çadırlarını getirmişlerdi. Ülkelerin ve bağlı oldukları Havacılık kulüplerinin rengârenk bayrak ve flamalarıyla, bir anda havaalanı şenlik yerine döndü rengârenk çadırlar ve uçaklar, akşamları yanan kamp ateşi etrafında gitar sesleriyle farklı dillerden şarkılar söyleniyordu. Yarışmalarda, uluslararası havacılık teşkilatı FAİ' nin hakemleri ve olimpiyat Komitesi yetkilileri vardı. 12 gün süren yarışmalar esnasında dünyaca ünlü TV kanalı EUROSPORT, Aydın'dan iki gün boyunca, bütün Dünya’ya naklen yayın yaptı. Bu arada, CESNA 172 tipi bir uçakla, FAI (uluslararası havacılık federasyonu) Başkanı ile 1969 yılında Ay'a ilk ayak basan adam NEİL ARMSTRONG geldiler. Tanıştık, konuştuk. Çok mütevazı bir kişiydi. Fotoğraf çekildik. Herkes için çok özel bir gün olmuştu. Hatta Amerikalı yarışmacılar, onun tek başına ortalarda dolaşıyor olmasına inanılmaz bir şey bu, Amerika da etrafında korumalarından etten duvar var diyerek, şaşkınlıklarını dile getirmişlerdi. Armstrong, organizasyonu çok beğenerek beni kutladı. Bu büyük organizasyon dünyada ilk kez yapılan bir havacılık olimpiyatıydı. 1’nci Dünya Hava Olimpiyatlarının Türk Kamuoyuna ve Türk halkına, yeterince anlatılmadığı ve tanıtılmadığını düşünüyorum. Yeri gelmişken Çıldır Havaalanının kısa tarihçesinden biraz bahsedelim. Arazisi, 16.11.1956 yılında Mustafa Çıldır tarafından havaalanı kurulması şartıyla, 50 hektarlık araziyi o zamanki adıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi Umum Müdürlüğüne bağışlanmış. Devlet Hava Meydanları işletmeleri tarafından gerekli pist ve binaların yapılması ile 1958 yılında Aydın-Çıldır Havaalanı olarak faaliyete geçmiştir. Başlangıçta, özellikle İstanbul-Yeşilköy olmak üzere havaalanına bazı uçuşlar gerçekleştirilmiş. Ancak yolcu talebinin azalmasıyla birlikte havaalanı zamanla önemini kaybetti. Bu süre zarfında havaalanı askerî bir statüye sahip oldu ve Jandarma, Aydın Çıldır'ı üs olarak kullandı. Resim 6: Çıldır havaalanında fuara katılan yarışmacı ve uçaklar görülmekte. Havaalanı 2012 yılında Türk Hava Yolları Havacılık Akademisi'ne kiralandı. Havaalanının küçük bir yenileme çalışmasının ardından ilk eğitim uçuşları 2013 yılında başladı.  Havaalanı bir terminale, bir kontrol kulesine ve Cessna 172 (tek motorlu, dört kişilik eğitim ve genel havacılık uçağı.) büyüklüğünde 41 uçağı barındırabilecek bir aprona sahiptir. Ayrıca, bir adet 30 metre genişliğinde, 1.435 metre uzunluğunda aktif ve kaplamalı pisti bulunmakta, Ayrıca Terminal binasının önünde bir otopark mevcuttur. Bu havaalanı, Türkiye'deki engelli dostu ilk havaalanlarından biri olma özelliğini taşımaktadır. 1997’de Hava Olimpiyatlarında kullanılan Çıldır Havaalanı, sonraki yıllarda (THY) Türk Hava Yolları’nın Pilot yetiştirme okulu olarak kullanılmaya başlandı ve her yıl 100’den fazla pilot yetiştirerek sivil havacılığın gelişmesine katkı sağlamaktadır. Tabii ki katılımcı öğrenci pilotlar ve ailelerinin Aydın ekonomisine de katkısı yadsınamaz. Aydın’a İz Bırakanlar kervanına katılan Merhum İbrahim Kuyumcu’ya Allahtan rahmet dilerim. Ve Dünyada ilk kez yapılan 1'nci DÜNYA HAVA OLIMPIYATLARI’nı üstün gayretleriyle Aydın da yapılmasını sağlayan Aydın Kuyumcu Beyefendiye teşekkürlerimi sunarken kendisine ve ailesine sağlıklı mutlu günler diler, Aydın’lı Aydınlık günlere olan inancımla, Saygılarımı sunarım. Abdulkadir Turhan
Ekleme Tarihi: 04 Temmuz 2026 -Cumartesi

AYDIN'A İZ BIRAKANLAR

İbrahim Kuyumcu: Kırtasiyeci, Tüccar, Aydın Kitabevi sahibi

 

Aydın’a İz Bırakan nezih insanlardan olan, döneminde, Aydın gençlerine yol gösteren, okumalarını teşvik eden. Özellikle köylerden gelen yoksul öğrencilere okumaları için bak evladım, Aydın’ın bir Mimara, Mühendise, Doktora, Hâkime, Savcıya, Avukata özellikle Öğretmene ihtiyacı var. Okuyup Mimar, Savcı, Hâkim, Öğretmen olduğunuzda Aydın ismini her gittiğiniz yerde yücelteceksiniz diyen ve onlara her zaman maddi manevi destek veren babacan bir adam, “AYDIN KİTABEVİ” nın sahibi İbrahim Kuyumcu. İbrahim Kuyumcu Beyefendinin döneminde lise okuyan ve benim Aydın’a İz Bırakanlar kitabım için röportaj yaptığım kişilerden Alim Aydın, Sevinç Çetinkaya, Mehmet Genç, İlhami Ortekin, Haydar Özde, Hidayet Sayın ve niceleri İbrahim Bey’in teşviklerini ve desteklerini bilip gördüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca 1940-1960’lı yıllarda Aydın Siyaseti nasıl ki Aydın Emniyet Eczanesinde şekilleniyorduysa, Aydınlı Okumuş, kültürlü, entelektüel ve toplumsal olaylara karşı duyarlı olan kimseler ise sohbet için buluştukları kişi İbrahim Bey’di, mekân ise kısaca “AYDIN KİTABEVİ”ydi.

Babası İbrahim Kuyumcu gibi bir Aydın sevdalısı olan ve Aydın adını Havada, Karada ve denizde uluslararası arenalarda zikrettiren, Rahmetli babasının bıraktığı yerden “AYDIN KİTABEVİ” ne devam eden yüce gönüllü Aydın Kuyumcu beyefendiyi ve rahmetli Babası İbrahim Kuyumcu’yu Aydın’a İz Bırakanlar köşemde yazmaya karar verdim.

Aydın Kuyumcu Beyefendinin anlatımıyla Babası İbrahim Kuyumcu ve kendi yaşam öyküsü;

Aydın’ın yerli ailelerinden Ninem Rahime ve Dedem İbrahim’in beşinci ve son çocuğu olarak Aydın da dünya ya gelen babam İbrahim Kuyumcu, o yıllarda Aydın'daki en büyük okul olan ortaokulu bitirip, çeşitli işlerde çalışmış. 1941 yılında Çanakkale'de başlayan askerliğini, ciddi süren bir eğitimden sonra, Sıhhiye Çavuşu olarak askerliğini yapmış. 1944 yılında terhisiyle, Aydın'a gelmiş ve eniştesi Kazım AYDINEL'in babası Ömer AYDINEL'in 1926 yılında kurmuş olduğu Aydın'ın ilk kitabevi olan Aydın Kitabevi’nde ortak olarak ticarete başlamış.

Resim 1: Babam İbrahim Kuyumcu Aydın Kitabevinde bir anı.

1955 yılında İzmir'e taşınan Kazım Aydınel ve ailesi kırtasiye mağazası açarak ticaretlerini toptancı olarak devam etmişlerdir. Babam da 1969 yılında benim liseyi bitirip gelmeme kadar yalnız olarak, sonrasında da Baba oğul birlikte 1982'de rahmetli olana kadar çalıştık. Aydın’ın Aydın insanları, Muzaffer İzgü gibi yazarlar, Orhan İslimyeli gibi ressamlar, Doç. Dr. Bedrettin Noyan gibi önderler, Mithat Eraydın, Yusuf Uzman, Necmettin Akçasu gibi hukukçular ve turneleriyle Aydın’a gelişlerinde doğru babamın yanına gelen Hulusi Kentmen ve Vahi Öz gibi tiyatrocuların buluşma, sohbet noktasıydı İbrahim Kuyumcu’nun AYDIN KİTABEVİ.

1977-78 yıllarına kadar, 4 dilde (İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyanca) gazete ve dergiler hatta romanlar satılırdı, Aydın Kitabevin’ de. Bunları alanlar, okuyanlar Aydın’da yaşayan insanlardı. Eğitim ve Kültür günümüzden çok daha iyiydi,

Sevgili babam, İbrahim kuyumcu Cumhuriyetin ilk yıllarında yetişmiş bilgili ve çok saygın bir kişiydi. Annem Fikriye Kuyumcu ile evlenir. Evliliklerinden sonra sırayla; Aydın, Akın (Diş hekimi çene cerrahı), Adnan (Dr. KBB uzmanı) ve Aysen dört çocukları oldu. Ben de babamın doğruluk dürüstlük prensipleri ile Aydın Kitabevi'nde çalışmaya devam ettim.

Resim 2: Ramazanpaşa camii kavşağı sağ köşede “Aydın Kitabevi” görülmekte.

1977 yılında, Fevzi PAKSOY'un kızı Yüksel hanımla evliliğimizden, 1979'da oğlumuz İbrahim (İng. İşletme) ve 1980'de kızımız Burçin (Mimar) dünyaya geldiler. Okulları bitirmelerinin ardından, oğlum İbrahim, 2000'lerin başlarında, işyerini devir alabileceğini söylediğinde büyük bir mutluluk ve güvenle, dedesi İbrahim'den devraldığım “AYDIN KİTABEVİ” ‘ni, torunu İbrahim’e devrettim. Bu yıl (2026)'da kuruluşunun 100'ncü yılını kutlamak oğlum İbrahim'e nasip oldu.

İçimi burkan bir konu olan, 1970'li yılların başlarından itibaren toplumun sağ-sol diye ayrışması ve gurupların her ikisi de sadece kendilerinin ilgilendiği kitapları satmam için yaptıkları baskılar nedeniyle, kitap satışını 1979 yılında bırakmış olmam. Sonraki yıllarda, bilgisayar, yan ürünleri ve sarf malzemeleri, ofis kırtasiye malzemeleri ve klimalar konularıyla bu günlere gelindi.

Çocukluğumdan beri en büyük hayallerimden biri pilot olmaktı. 1986 yılında, Eyüp Şahin Un Fabrikası’nın sahibi can arkadaşım Fuat ŞAHİN'le birlikte Aydın'da kurmuş olduğumuz Efeler Sportif havacılık derneği ile Türk hava kurumunun Aydın'da açtığı pilot eğitimi sayesinde bu hayalimiz, amatör pilot olarak gerçekleşti.

Resim 3: Astronot Neil Armstrong, THY uçağı ile Çıldır Havaalanına inerken görülmekte.

25-30 yıldır kullanılmayan, Aydın Çıldır Havaalanını toprak pist olarak kullanmaya başladık. Daha sonraki yıllarda 1450 metre uzunluğundaki piste beton dökülerek havaalanı bugünkü stol pistine kavuştu. 1996 yılında, bir sonraki yılda Dünyada ilk

kez yapılacak olan 1'nci DÜNYA HAVA OLIMPIYATLARI'nın organizasyonunu THK Genel başkanı Dr. Atilla TAÇOY, Devletin ve Hava Kuvvetlerinin'de desteğini de alarak üstlendiğim, o zaman başkanı olduğum Efeler sportif havacılık Derneği'ne bildirmişti.

Branşlarına göre yedi ayrı havaalanında yapılması şartı olan bu yarışmaların Mikrolayt bölümü için, Konya veya Aydın'ı düşündüklerini öğrenince, Aydın'da yapılması için ısrarlarım yetmeyince devreye, başkanın sınıf arkadaşı olan Dr. Coşkun Bilginer'i sokarak, organizasyonun Aydın’a alınmasını sağladım ve yöneticiliğini yapabileceğimi ısrarla söyleyerek, üstlendim.

Resim 4: Astronot Neil Armstrong ile Aydın Kuyumcu birlikte görülmekte.

Havaalanında yapılması gereken çok iş vardı. Bunlardan biri ve en önemlisi havaalanına girişten piste kadar olan zemin, piste göre çukurda kalıyordu ve buranın dolguyla yükseltilmesi gerekiyordu. ASTİM Sanayi Sitesi'nden Çıldır havaalanına kadar olan yol dar ve düzensizdi bunun da düzeltilmesi gerekiyordu. Ortadan geçen derenin üzerindeki köprünün genişletilmesi gerekiyordu. Elektrik hatları, telefon hatları, yarışmacıların ve izleyici konukların kullanacağı tuvaletler, kafe tarzında bir yer vs. gibi yapılması, düzenlenmesi gereken birçok detay vardı. Ve bunların hepsini çok kısa bir süre içerisinde yapılması şarttı.

Valilik ve Aydın belediyesi çok ciddi destekleriyle katkı verdiler. Fayanslar, vitrifiye malzemeleri, tuğla, çimento ve benzeri malzemeleri üretici ve toptancı dostlar ücretsiz katkı olarak verdiler. Eksikler ve aksaklıklar tamamlandı.

Resim 5: Astronot Neil Armstrong ile Aydın Kuyumcu birlikte görülmekte.

1997 yılında yarışmalar için 22 ülkeden birçok Mikrolayt (500 kg. altında Hava Aracı) ve yarışmacılar, hava araçlarının montajı ve antrenman için, yarışmalardan 10-15 gün önce Aydın Çıldır Hava Alanına geldiler.

Havaalanında her ülkeye kendi aralarındaki brifing için birer çadır vermiştik. Onlar da kendi kamp çadırlarını getirmişlerdi. Ülkelerin ve bağlı oldukları Havacılık kulüplerinin rengârenk bayrak ve flamalarıyla, bir anda havaalanı şenlik yerine döndü rengârenk çadırlar ve uçaklar, akşamları yanan kamp ateşi etrafında gitar sesleriyle farklı dillerden şarkılar söyleniyordu.

Yarışmalarda, uluslararası havacılık teşkilatı FAİ' nin hakemleri ve olimpiyat Komitesi yetkilileri vardı. 12 gün süren yarışmalar esnasında dünyaca ünlü TV kanalı EUROSPORT, Aydın'dan iki gün boyunca, bütün Dünya’ya naklen yayın yaptı. Bu arada, CESNA 172 tipi bir uçakla, FAI (uluslararası havacılık federasyonu) Başkanı ile 1969 yılında Ay'a ilk ayak basan adam NEİL ARMSTRONG geldiler. Tanıştık, konuştuk. Çok mütevazı bir kişiydi. Fotoğraf çekildik.

Herkes için çok özel bir gün olmuştu. Hatta Amerikalı yarışmacılar, onun tek başına ortalarda dolaşıyor olmasına inanılmaz bir şey bu, Amerika da etrafında korumalarından etten duvar var diyerek, şaşkınlıklarını dile getirmişlerdi.

Armstrong, organizasyonu çok beğenerek beni kutladı. Bu büyük organizasyon dünyada ilk kez yapılan bir havacılık olimpiyatıydı. 1’nci Dünya Hava Olimpiyatlarının Türk Kamuoyuna ve Türk halkına, yeterince anlatılmadığı ve tanıtılmadığını düşünüyorum.

Yeri gelmişken Çıldır Havaalanının kısa tarihçesinden biraz bahsedelim. Arazisi, 16.11.1956 yılında Mustafa Çıldır tarafından havaalanı kurulması şartıyla, 50 hektarlık araziyi o zamanki adıyla Devlet Hava Meydanları İşletmesi Umum Müdürlüğüne bağışlanmış. Devlet Hava Meydanları işletmeleri tarafından gerekli pist ve binaların yapılması ile 1958 yılında Aydın-Çıldır Havaalanı olarak faaliyete geçmiştir.

Başlangıçta, özellikle İstanbul-Yeşilköy olmak üzere havaalanına bazı uçuşlar gerçekleştirilmiş. Ancak yolcu talebinin azalmasıyla birlikte havaalanı zamanla önemini kaybetti. Bu süre zarfında havaalanı askerî bir statüye sahip oldu ve Jandarma, Aydın Çıldır'ı üs olarak kullandı.

Resim 6: Çıldır havaalanında fuara katılan yarışmacı ve uçaklar görülmekte.

Havaalanı 2012 yılında Türk Hava Yolları Havacılık Akademisi'ne kiralandı. Havaalanının küçük bir yenileme çalışmasının ardından ilk eğitim uçuşları 2013 yılında başladı. 

Havaalanı bir terminale, bir kontrol kulesine ve Cessna 172 (tek motorlu, dört kişilik eğitim ve genel havacılık uçağı.) büyüklüğünde 41 uçağı barındırabilecek bir aprona sahiptir. Ayrıca, bir adet 30 metre genişliğinde, 1.435 metre uzunluğunda aktif ve kaplamalı pisti bulunmakta, Ayrıca Terminal binasının önünde bir otopark mevcuttur. Bu havaalanı, Türkiye'deki engelli dostu ilk havaalanlarından biri olma özelliğini taşımaktadır.

1997’de Hava Olimpiyatlarında kullanılan Çıldır Havaalanı, sonraki yıllarda (THY) Türk Hava Yolları’nın Pilot yetiştirme okulu olarak kullanılmaya başlandı ve her yıl 100’den fazla pilot yetiştirerek sivil havacılığın gelişmesine katkı sağlamaktadır. Tabii ki katılımcı öğrenci pilotlar ve ailelerinin Aydın ekonomisine de katkısı yadsınamaz.

Aydın’a İz Bırakanlar kervanına katılan Merhum İbrahim Kuyumcu’ya Allahtan rahmet dilerim. Ve Dünyada ilk kez yapılan 1'nci DÜNYA HAVA OLIMPIYATLARI’nı üstün gayretleriyle Aydın da yapılmasını sağlayan Aydın Kuyumcu Beyefendiye teşekkürlerimi sunarken kendisine ve ailesine sağlıklı mutlu günler diler, Aydın’lı Aydınlık günlere olan inancımla, Saygılarımı sunarım. Abdulkadir Turhan

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.