2025 yılını bitirirken Rusya-Ukrayna savaşına ilave olarak ABD-Venezuela gerilimi ayrıca ABD’nin Grönland gerilimi 2025-2026 başına damgayı vurmuştur. Jeopolitik risklerin etkisiyle yatırımcıların güvenli limanlara yönelinmesi dolayısıyla talebin etkisiyle değerli metal fiyatlarında hızlı artışlar gerçekleşmiştir.
İran’da ise 12 gündür devam eden protestolarda yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, 31 eyalet 180 kentte 512 noktada protestolar yayılırken, yönetimin haberleşme ağını kapatması sonrasında binlerce protestocu Tahran’ın doğusundaki hükümet binalarını ateşe verdiği haberleri gelmektedir. İran’da devam eden protestolar için ABD başkanının destek verici açıklamaları bulunmaktadır. ABD Dışişleri Bakanlığı genel güvenlik koşullarının ağırlaşması nedeniyle vatandaşlarına ülkeden ayrılma çağrısı yapmıştır.
Özet olarak yılbaşından bugüne gelişmelerde ABD başkanı Venezuela ve Grönland konusunda tepkiler sürerken, İran’daki protestoculara harekete geçebileceklerini söylemiş, Fed başkanına soruşturma açılmasıyla tepkilerin odağında kalmaktadır.
ABD Merkez Bankasının 2026 yılında alacağı faiz kararlarında etkili olacak ilk veri olan ve Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre 2025 yılık enflasyonu yüzde 2,7 artış kaydetmiştir. Çekirdek TÜFE’de ise aylık ve yıllık bazda yüzde 0,2 ve yüzde 0,6 artış kaydetmiştir. Enflasyon verisinin açıklanmasının ardında ons altın 4.620 dolara, gümüşün ons fiyatı ise 87,79 dolara yükselmiştir.
Fed başkanı üzerinde yoğunlaşan ve ABD adalet Bakanlığı tarafından yapılan incelemeler FED üzerinde baskı yaratsada diğer FED başkanları Jerome Powell yanında olduklarını ifade etmektdirler. FED’in sahip olduğu bağımsızlığın hem fiyat istikrarı sağlanması hemde ekonomik büyümenin sürdürlebilirliği açısından temel yapı taşı olması nedeniyle bağımsızlığı çok önemlidir. Küresel finans sisteminde kurumsal özerklik hayati önem taşımaktadır.
Dünya Bankasının Küresel Ekonomik Beklentiler Raporuna göre Küresel ölçekteki büyüme ivmesinin bu yıl için yüzde 2,4 seviyesinden 2,6’ya 2027’de ise 2,7’ye gelmesi beklenmektedir. Bu hedeflemeyi ABD etkisi ve enflasyon beklentileri şekillendirmektedir. Avro cephesinde ise büyüme beklentileri yüzde 0,9’a gelecek yıl ise yüzde 1’e, Çin ekonomisinde ise bu yıl yüzde 4,4’e gelecek yıl ise yüzde 4’e güncellenmiştir. Türkiye ekonomisinde ise bu yıl yüzde 3,7, önümüzdeki yıl ise yüzde 4,4 büyüme kaydedilebileceği öngörülmektedir.
BIST100 endeksi yılbaşından bugüne dalgalı seyrini sürdürüken bugün 12.385 puandan kapanmış, dolar/TL paritesi 43,15, euro/TL paritesi 50,30, ons altın 4.587,65 dolar, gram altın ise 6.366 TL. den işlem görmektedir.
Commerzbank dolar/TL’nin ilk çeyrekte 44 TL seviyesine doğru hareket edeceğini, TCMB’nin ocak toplantısında 150 baz puan faiz indirimi yapılması beklentiisini belirtmiştir. Goldman Sachs Türkiye ekonomisi yorumunda 2026 yılında manşet enflasyonun yavaşlamasını sürdüreceğini, TL’nin değer kaybında da yavaşlama olabileceğini belirtmiştir.
Merkez Bankalarının faiz kararları, enflasyon endişeleri piyasalarda yatırımcıların temkinli hareket etmelerine neden olmaktadır. Jeopolitik risklerden İran içindeki çatışmalar, Rusya -Ukrayna savaşının bölgemizde sürmesi, ABD’nin Venezuela müdehalesi, Grönland çıkışı, küresel piyasalardaki riskler yatırımcıların odağında olmaya devam etmektedir.
Saygılarımla,



