ABD’nin gümrük tarifeleriyle başlayan, jeopolitik gerilimlerle etkilenen küresel ticari piyasalarda savaşın olumsuz etkisi yaralar açmaya devam etmektedir.
İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’da İran’a karşı başlattıkları saldırılar, bugüne gelindiğinde İran’ın misillemesi çerçevesinde Hürmüz Boğazını ticari gemilere tamamen kapatması ticareti durma noktasına getirmiş, 1900’e yakın yük gemisi bölgede mahsur kalmıştır. Bu durum navlun fiyatlarının yükselmesine, küresel enerji piyasalarında olumsuz etkilerken petrol fiyatlarının artışı küresel enflasyonist baskıyı artırmaktadır. Tırmanan ham petrol fiyatları tarımsal üretimin temel taşlarından pestisit maliyetleriyle birlikte, tarımsal girdi maliyetlerinin artışı üreticiler için mali baskı oluşturmaktadır.
Uluslararası Para Fonu(IMF) bölgemizdeki savaşın küresel ekonomiler üzerindeki etkilerini değerlendirerek fonlar konusunda mevcut proğramı devam eden ülkeler için finansman ihtiyaçlarını gözden geçirmeye ve devam eden aktif proğramı olan ülkelere ilave finans proğramlarını devreye alabileceğini belirtmiştir. Ticaretteki belirsizliklerin büyüme üzerindeki aşağı yönlü risk taşıması, emtia piyasalarındaki hareketlilik, tedarik zincirindeki kesintiler tahmin yapılmasını engellemektedir.
G7 ülkeleri enerji ve maliye bakanları geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yapılmasına karar vermişler, özellikle gündemlerinin orta doğu’da gelişmeler ile küresel ekonomi ve enerji piyasaları masaya yatırılmaktadır. Fransa’nın başkanlığında yürütülecek kritik zirvede bölgede meydana gelen istikrarsızlığın finansal piyasalara yansımalarının ele alındığı belirtilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası(TCMB) 19 mart tarihli rezervleri 177,5 milyar dolara gerilemiştir. Döviz varlıkları 53,6 milyar dolar, altın cinsinden rezervleri 116,2 milyar dolar, IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı 7,7 milyar dolar olmuştur. Rezervlerde bölgemizdeki savaşın başlamasından bugüne toplam 32,8 milyar dolar kayıp yaşanmıştır.
Carry Trade portföylerinde mart ayında hızlanan çıkışlar, son üç haftalık süreçte 15 milyar dolar civarında olmuştur.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu(BDDK)’nın yayımladığı 19 mart haftası raporuna göre Kur korumalı Türk Lirası mevduat ve katılma hesapları(KKM) azalarak 1 milyar 567 milyar liraya düşmüştür.
Altın fiyatlarındaki sert düşüş, petrol fiyatlarında artış sonrasında TCMB tekrar 16 mart’tan itibaren yerli üretim altın alımına başladığını açıklamış olup, sektör temsilcilerinin bu konuda yorumu küresel gelişmeleri ve fiyatlamaları değerlendirildiği ve rezerv miktarını artırmayı hedeflediği yönündedir.
Altın ons fiyatlarındaki düşüşle birlikte kapalı çarşıda stokların azalması sözkonu olunca, yatırımcılar digital platformlardan fiziki gram ve çeyrek altın alımına yönelmiş durumdadır.
Resmi Gazetede yayımlanan karar ile yatırım fonlarına yönelik vergi düzenlemeleri kapsamında hisse senedi yoğun fonlarda vergi sıfır kalırken, kapsam dışındaki fonlarda oran yüzde 17,5’a yükseltilmiştir.
BIST100 endeksi dalgalı seyrini sürdürürken haftayı 12.698 puandan kapatmış, dolar/TL.44,45, Euro/TL.51,22, Brent Petrol fiyatı 105,13 dolar, Ons altın fiyatı 4.491 dolar, gram altın fiyatı ise 6.420.-TL. den işlem görmektedir.
Commerzbank emtia piyasaları güncel tahminlerine göre değerli metallerde yukarı yönlü beklentiler varken, enerji tarafında ise jeopolitik risklerin azalması durumunda geri çekilmeler görülebilecektir. Altın fiyatlarında güvenli liman talebinin devamı paralelinde 5.000.-dolar üzerine gelebileceği, savaşın sona ereceği varsayılarak Brent Petrol fiyatlarında ikinci çeyrekte 90 doların görülebileceği tahminlenmektedir.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği tarafından düzenlen zirvede 2025 yılında en fazla ambalajlı ürün ihracatı gerçekleştiren firmalara ödüller verilmiştir. Ödüle layık görülen Aydın firmalarımızı tebrik ediyorum.
Piyasalarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, artan Brent Petrol fiyatları, düşen ons altın fiyatları, artan stagflasyon kaygıları nedeniyle hisse senetlerinde zayıf tepkiler etkisini sürdürmektedir. ABD’nin 15 maddelik barış planı, İran tarafından karşılık bulmamış olup, kendileri bazı şartlar öne sürmüşlerdir. Dolar endeksinde ve tahvil fazilerinde yukarı yönlü gelişim sürmekte, Hürmüz Boğazındaki gerilimin devamında piyasalarda orta vadeli görünüm zayıf sinyaller vermekte, küresel risklerde devam etmektedir. Piyasalarda enerji fiyat artışlarının enflasyon baskısı merkez bankalarının sıkılaişma yanlısı tutumlarını tetiklemektedir. Yatırımcıların odağında merkez bankalarının alacağı kararlar, G7 Toplantısında çıkacak kararlar, İran-ABD barış görüşmeleri olacaktır.
Saygılarımla…



