Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Caddebostan
Hüseyin Asar
Köşe Yazarı
Hüseyin Asar
 

ÖN SEÇİM İSTEMEZÜK

Demokratik uygulamalardan uzaklaşıldıkça siyasi partilerin ideolojik kimliği aşınır; bunun bedelini ise yalnızca partiler değil, toplumun tamamı öder. Yıllardır ön seçim yapılmayan CHP’de, çeşitli görevlere gelen bazı isimlerin en kritik anlarda siyasi mücadeleyi kolaylıkla terk edebildiğini görüyoruz. Oysa gerçek bir ön seçim mekanizması işletilmiş olsaydı, halktan kopuk, liyakatsiz ve yetersiz birçok milletvekili ile belediye başkanı bugün o görevlerde bulunamazdı. Ön seçime karşı çıkmak, “İstemezük” anlayışına sarılmak; demokratik ilkelerden uzaklaşan, hukuku ikinci plana iten siyaset anlayışıyla aynı çizgiye düşmektir. Dahası, ön seçim yapılmadığında çuvaldaki birkaç çürük patates, sağlam olanların da değerini düşürmekte ve partiye çok daha büyük zarar vermektedir. Merkez atamaları ya da kontenjanlarla göreve gelen siyasetçiler, halkın karşısına çıkmadan, sokağın nabzını tutmadan siyaset yapabileceklerini sanıyorlar. Oysa çarşıda, pazarda vatandaşın gözünün içine bakamayan; yıllardır verilen sözlerin neden tutulamadığını anlatamayan bu atanmış kadrolar, partilere güç değil yük olmaktadır. Kendilerini dokunulmaz gören liyakatsiz yapılar; köylünün, çiftçinin, esnafın, emeklinin, asgari ücretlinin ve dar gelirli milyonların mağdur edildiği bir siyasi düzenin sürmesine zemin hazırlamaktadır. Çünkü halktan uzaklaşan siyaset, zamanla yalnızca makamı koruma refleksiyle hareket eden bir yapıya dönüşür. Oysa siyaset; genel merkez koridorlarında, makam odalarında ya da kapalı toplantılarda yapılmaz. Gerçek siyaset, halkın arasına karışarak onların sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek ve güven vermekle yapılır. Ön seçim ise bu bağı kuran en önemli demokratik araçtır. Halktan kopan her siyasi parti, er ya da geç sandıkta yok olma riskiyle karşı karşıya kalır. Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; liyakat sahibi, genç, dinamik ve halkla bağ kurabilen yöneticilerdir. Ancak mevcut yapı, bu nitelikli insanları siyasetten uzaklaştırmakta; sözde “mıntıka temizliği” yaparak belli kadroların siyasi ikbalini korumaya çalışmaktadır. Artık CHP’nin silkinip kendine gelmesi gerekmektedir. Adaylarını ön seçimle belirleyen, liyakati esas alan, şeffaf yönetilen ve siyaset dilini iktidar hedefi üzerine kuran bir anlayış kaçınılmaz hale gelmiştir. Yetkin kadroların halkın içine girerek vatandaşın sorunlarını doğrudan dinlemesi, ortak akılla çözüm üretmesi ve herkesin eşit şartlarda özgürce oy kullanabildiği demokratik bir düzenin inşa edilmesi şarttır. Demokrasi, eşit şartlarda yarışan siyasetçilerin özgür iradesiyle anlam kazanır. Kendi partinizde demokrasiyi yaşatamazsanız, toplumdan demokrasiye inanmasını bekleyemezsiniz. Bugün ülkenin içinde bulunduğu kaotik ortamda; siyasi kadroları kendi çıkarları için işgal eden anlayışla ne başarı elde edilebilir ne de iktidar olunabilir. Liyakati siyasetten uzaklaştıranlar, aslında yalnızca doğru insanları değil; toplumun umudunu da tasfiye ettiklerinin farkına varmalıdır. “Siyasi dinozor” olarak anılan bazı kadroların göstermelik ön seçim söylemlerine kimse inanmıyor. Çünkü onlar gerçekte “Ön seçim istemezük” anlayışıyla hareket ediyor; örgüt yapılanmalarını da bu doğrultuda şekillendiriyorlar. Özellikle bazı milletvekilleri, yeniden seçilebilmek adına taşra örgütlerini kendi siyasi hesaplarına göre dizayn ederek parti çıkarlarını değil, kişisel geleceklerini öncelemektedir. Bu bölünmüş kafayla ve ben yaptım oldu anlayışıyla giderse CHP daha çok seçimi kaybeder. Artık çözüm tek ve nettir: Hiçbir şart, hiçbir ayrıcalık ve hiçbir kontenjan olmadan; tüm üyelerin katıldığı gerçek bir ön seçim. Halkın desteğini almış yeni ve diri bir örgüt. Dinozorlardan ve tahakküm kuranlardan temizlenmiş bir örgüt yapısı. “Siyasette dürüstlük en büyük sermayedir.” (Süleyman Demirel)
Ekleme Tarihi: 22 Mayıs 2026 -Cuma

ÖN SEÇİM İSTEMEZÜK

Demokratik uygulamalardan uzaklaşıldıkça siyasi partilerin ideolojik kimliği aşınır; bunun bedelini ise yalnızca partiler değil, toplumun tamamı öder. Yıllardır ön seçim yapılmayan CHP’de, çeşitli görevlere gelen bazı isimlerin en kritik anlarda siyasi mücadeleyi kolaylıkla terk edebildiğini görüyoruz. Oysa gerçek bir ön seçim mekanizması işletilmiş olsaydı, halktan kopuk, liyakatsiz ve yetersiz birçok milletvekili ile belediye başkanı bugün o görevlerde bulunamazdı.

Ön seçime karşı çıkmak, “İstemezük” anlayışına sarılmak; demokratik ilkelerden uzaklaşan, hukuku ikinci plana iten siyaset anlayışıyla aynı çizgiye düşmektir. Dahası, ön seçim yapılmadığında çuvaldaki birkaç çürük patates, sağlam olanların da değerini düşürmekte ve partiye çok daha büyük zarar vermektedir.

Merkez atamaları ya da kontenjanlarla göreve gelen siyasetçiler, halkın karşısına çıkmadan, sokağın nabzını tutmadan siyaset yapabileceklerini sanıyorlar. Oysa çarşıda, pazarda vatandaşın gözünün içine bakamayan; yıllardır verilen sözlerin neden tutulamadığını anlatamayan bu atanmış kadrolar, partilere güç değil yük olmaktadır.

Kendilerini dokunulmaz gören liyakatsiz yapılar; köylünün, çiftçinin, esnafın, emeklinin, asgari ücretlinin ve dar gelirli milyonların mağdur edildiği bir siyasi düzenin sürmesine zemin hazırlamaktadır. Çünkü halktan uzaklaşan siyaset, zamanla yalnızca makamı koruma refleksiyle hareket eden bir yapıya dönüşür.

Oysa siyaset; genel merkez koridorlarında, makam odalarında ya da kapalı toplantılarda yapılmaz. Gerçek siyaset, halkın arasına karışarak onların sorunlarını dinlemek, çözüm üretmek ve güven vermekle yapılır. Ön seçim ise bu bağı kuran en önemli demokratik araçtır.

Halktan kopan her siyasi parti, er ya da geç sandıkta yok olma riskiyle karşı karşıya kalır. Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; liyakat sahibi, genç, dinamik ve halkla bağ kurabilen yöneticilerdir. Ancak mevcut yapı, bu nitelikli insanları siyasetten uzaklaştırmakta; sözde “mıntıka temizliği” yaparak belli kadroların siyasi ikbalini korumaya çalışmaktadır.

Artık CHP’nin silkinip kendine gelmesi gerekmektedir. Adaylarını ön seçimle belirleyen, liyakati esas alan, şeffaf yönetilen ve siyaset dilini iktidar hedefi üzerine kuran bir anlayış kaçınılmaz hale gelmiştir. Yetkin kadroların halkın içine girerek vatandaşın sorunlarını doğrudan dinlemesi, ortak akılla çözüm üretmesi ve herkesin eşit şartlarda özgürce oy kullanabildiği demokratik bir düzenin inşa edilmesi şarttır.

Demokrasi, eşit şartlarda yarışan siyasetçilerin özgür iradesiyle anlam kazanır. Kendi partinizde demokrasiyi yaşatamazsanız, toplumdan demokrasiye inanmasını bekleyemezsiniz.

Bugün ülkenin içinde bulunduğu kaotik ortamda; siyasi kadroları kendi çıkarları için işgal eden anlayışla ne başarı elde edilebilir ne de iktidar olunabilir. Liyakati siyasetten uzaklaştıranlar, aslında yalnızca doğru insanları değil; toplumun umudunu da tasfiye ettiklerinin farkına varmalıdır.

“Siyasi dinozor” olarak anılan bazı kadroların göstermelik ön seçim söylemlerine kimse inanmıyor. Çünkü onlar gerçekte “Ön seçim istemezük” anlayışıyla hareket ediyor; örgüt yapılanmalarını da bu doğrultuda şekillendiriyorlar. Özellikle bazı milletvekilleri, yeniden seçilebilmek adına taşra örgütlerini kendi siyasi hesaplarına göre dizayn ederek parti çıkarlarını değil, kişisel geleceklerini öncelemektedir.

Bu bölünmüş kafayla ve ben yaptım oldu anlayışıyla giderse CHP daha çok seçimi kaybeder.

Artık çözüm tek ve nettir:

Hiçbir şart, hiçbir ayrıcalık ve hiçbir kontenjan olmadan; tüm üyelerin katıldığı gerçek bir ön seçim. Halkın desteğini almış yeni ve diri bir örgüt. Dinozorlardan ve tahakküm kuranlardan temizlenmiş bir örgüt yapısı.

“Siyasette dürüstlük en büyük sermayedir.” (Süleyman Demirel)

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Mustafa Düzgün. Davutlar
(22.05.2026 16:00 - #72851)
Harika bir yazi.Elinize ve kaleminize kuvet
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.