Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Caddebostan
Abdulkadir Turhan
Köşe Yazarı
Abdulkadir Turhan
 

AYDIN’A İZ BIRAKANLAR

Dürdane Arslan: Aydın’ın ilk kadın Matbaacısı ve Grafik tasarımcı   Aydın’a İz Bırakanlar kervanına katılan ve Aydın’da ilkler imza atmış bir kadın. Kadınlar, isterse yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığının bir kanıtı. Eşine yardım amacıyla girdiği gazete baskı işinde yani matbaada başta çırak olarak çalıştı, sonra işyerinin patronu olan bir Hanımefendi Dürdane Arslan. Ben, yıllarca Güven Haber Gazetesinde birlikte çalıştığım Dürdane hanımı yazmak istedim. Kendisi ilk başta eşine yardım etmek, sıkışıklık olduğu yerde destek vermek, gelen müşterilerden siparişleri almak, Telefonlara cevap vermek işleriyle başladı. Sonra grafik tasarımı öğrenerek gazete sayfa ayarlarını düzenlemek, davetiye ve kartvizitlerin grafik işlerini yapmakla devam etti. En sonunda Matbaa baskı makinesin kullanmayı öğrendi. Kendi ifadesiyle Aydın’da ilklere imza atan kadınların olduğunu. Bunlardan İlk kadın Muhtar Gül Esin, Milli Mücadelede savaşmış Çete Emir Ayşe, ayrıca ilk kadın belediye başkanı olan Özlem Çerçioğlu ve yine ilk kadın Gazeteciler Cemiyet Başkanı Semra Şener gibi. Bende Aydın’da gazeteleri, Düğün Davetiyelerini, ilan ve reklamları, kartvizitleri basan ilk kadın matbaacı olmayayım mı dedim ve çalışmalarımda da başarılı oldum, diyen Dürdane Arslan’ın ve eşi Hidayet Arslan’ın kendi anlatımlarıyla yaşam öyküleri, Ben Dürdane Arslan, 1974 yılında Koçarlı’nın Çeşme Köyünde Kıbrıs harekâtı başladığında dünyaya gelmişim. Annemin Adı Münire Hanım Babamın adı Mehmet Bey. Annem ev hanımı babam çiftçidir. Ben dünyaya geldiğimde bizim köyde elektrik yoktu, ben 5-6 yaşlarıma geldiğimde elektrikler köyümüze yeni gelmişti. 3 kardeşiz, 2 erkek kardeşim var. İlkokulu Köyde okudum. 1994’de görücü usulü ile eşim Hidayet Bey ile nişanlandık, 1998 de evlendik. 1999 yılında kızım Nurten Burcu daha sonra 2000 yılında oğlum Fatih dünyaya geldiler. Eşim Hidayet Bey 2011 yılında Güven Ofset matbaamızı kurduk. Bende ona yardımcı olmak için matbaaya gelmeye başladım. Zaman geçtikçe tasarım programını öğrendim. Eşimin yardımıyla bu alanda kendimi geliştirdim. Eşim ve çocuklarımla birlikte matbaamızı işletiyoruz. Matbaacılık işine nasıl başladığımı sorarsanız Matbaa ustası eşim Hidayet Arslan ile 27 yıl önce evlendik, Evlendiğimiz yıllarda eşim Mücadele Gazetesi’nin matbaasında çalışıyordu. Gazete bastığı için gece geç vakitlerde eve gelirdi. İlk yıllarda çocuklarımla uğraştığım için çalışma fırsatım olmadı. Sağ üstte Hidayet Bey ve eşi Dürdane Hanım görülmekte.  Çocuklar büyüyünce eşim Hidayet’e ben de çalışacağım dedim. İlk zamanlar pek ciddiye almasa da sonra madem illa ki çalışacaksın, gel yanımda çalış dedi. Ben de eşimin yanında çırak olarak çalışmaya başladım. Sonra işi öğrenip matbaa sektörüne atıldık. Önce kendi matbaamızı sonra da yerel gazetemiz olan Güven Haber’i kurduk. İlk zamanlar eşim usta ben çıraktım. Şimdi ben patron eşim usta oldu. Çalışmaktan ve üretmekten çok keyif alıyorum. Dürdane Arslan Matbaada baskı yaparken görülmekte. Matbaada Gazete kalıplarını oluşturup baskı yapıyorum. Baskı yapılacak gazete kâğıtlarını kesip baskıya hazırlıyorum, işyerimize gelen müşterilerden pek çok kişi beni makine başında ilk gördüklerinde şaşırdıklarını sonra teşekkür edip, başarılar diliyorlar. Ancak tanıyanlar da duruma alışıyor. Birçok kadın evliliğinin ilk yıllarında çocukları ile uğraşmak zorunda kalıyor. Çocuklar büyüdükten sonra günlerini kadın dayanışma günlerinde ya da televizyondan dizilerini takip etmekle geçiyor. Bence üretime katkı sağlamaya imkânı olan kadınlar boş duracağına çalışabilir. Ben çalışınca daha mutlu oluyorum. Güven Ofset Matbaası ve Güven Haber Gazetesinden bahsetmişken “Amirim” Hidayet Arslan’dan bahsetmeden geçemiyecem. “Amirim” demişken bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Eskiden gazeteler Basın Savcısının izni olmadan basılmazdı. Gazetelerden birer çıktı alınır, Basından sorumlu Cumhuriyet Savcısı inceler, uygun görürse gazetelerin basımına onay verirdi. O günlerden bir gün, Güven matbaasında basılan gazeteleri alıp savcı beye iletmem lazım ama görevli polis savcının odasına yanaştırmıyor meğerse o gün adliyede mahkûmlar ve aileleri arasında arbede yaşanmış, savcıların olduğu bölüme tedbir amaçlı giriş yasaklanmış. Gazeteler baskıda bekliyor, vakit uzayınca ne oldu diye Hidayet beni aradı. Bende farkına varmadan “Amirim savcı beyle görüşmeyi bekliyorum” deyince polis memuru beni de polis zannedip elimdeki gazeteleri alıp içeri götürdü. Savcı beyden onayları alıp gazeteleri bana geri verdi ve kusura bakma birader dedi. Matbaada Hidayet bize “Amirim” diye seslenirdi, bizde ona buyur amirim diye cevap verirdik. Evet, Yıllarca birlikte çalıştığım, Naif, Kibar, işinden başka bir şey düşünmeyen, yaptığı işi titizlikle takip edip, her meslektaşına kol kanat geren, paraya önem vermeyen, dostuna sadık kalan, kısacası adam gibi adam olan Hidayet Arslan’ın yaşam öyküsü;  1972 doğumlu Aydın çocuğuyum. 1984-1985 yıllarında şeker imalatçısı olan Akide şekerci Bezirgân Kazım’ın yanında çalışma hayatına başladım. Şekercide her türlü şeker yapmayı öğrendim. Akide şekerlerinden Fıstıklı, Fındıklı, Naneli akide şekerleri gibi, bunun yanında lokum çeşitleri de yapıyordum. Tabi bu çalışmam çıraklık günlerime denk geliyor. Şekercilikten sonra saat tamir işinde çalıştım, Motogozi (Triportör-pırpır) ile nakliyecilik yaptım. Seyyar Millipiyango bayiliği yapıp bilet sattım. Aydın Turizm’de şehirlerarası yolcu otobüsünde muavinliğe başladım. Daha sonra otobüs kullanmayı öğrenince otobüs şoförü olarak çalışmaya devam ettim. Başlarda Marmaris-Fethiye-İzmir arası seferlerinde, daha sonra uzun seferlere de gittim mesele Antalya-kaş-Aydın seferi, Aydın-Trabzon-Samsun seferlerine de gittim ama genelde Muğla-Fetiye-Aydın-İzmir arası seferlerde çalıştım. Sonra matbaacılığa gönül verdim. Güven matbaasında işe başladım. Matbaacılığı Ustam Ahmet Çetin Bilek’ten öğrendim. Daha sonra Kuşadası’n da matbaa işine devam ettim, Kuşadası’ndan ayrıldıktan sonra şimdi sahibi olduğum Güven Matbaasını kurdum. Matbaada günlük baskı işlerinin yanında günlük yerel gazeteleri de basıyordum. Bir müddet sonra neden gazetem olmasın dedim ve Güven Haber Gazetesini çıkardım. Bunun yanı sıra Güven Haberden başka, “Sultanhisar Güven Haber”, “Germencik Güven Haber” ve “Demokrat Aydın” Gazetelerini de çıkardım. İşlerin yoğun olması ve son çıkan Basın yasasındaki değişiklikler nedeniyle istenen şartlara ekonomim uymadığı için kendi isteğimle gazeteleri kapattım. Şunu da belirteyim, Aydında 11 adet yerel gazete çıkardı, bunun 9 adedini Güven Matbaasında ben basıyordum.  Arslan ailesi toplu halde sağ başta Nurten Burcu, Dürdane Hanım, Fatih’in eşi Seda, Fatih, Hidayet ve Nurten Burcu’nun eşi Kamil görülmekte Aydın’a İz Bırakanlar kervanına katılan, Aydın’ın ilk Kadın Matbaacısı Dürdane Arslan ve eşi Hidayet Arslan’ı tanıtmaya çalıştım. İyi ki onlarla tanışıp beraber Güven Haberde çalışmışım. Kendilerine bir ömür mutluluklar ve hayırlı işler dilerim. Haftaya bir başka Aydın’a İz Bırakan şahsın yaşam öyküsünde buluşmak üzere, Aydınlı aydınlık olan günlere inancımla saygılar sunarım. Abdulkadir Turhan
Ekleme Tarihi: 19 Mayıs 2026 -Salı

AYDIN’A İZ BIRAKANLAR

Dürdane Arslan: Aydın’ın ilk kadın Matbaacısı ve Grafik tasarımcı

 

Aydın’a İz Bırakanlar kervanına katılan ve Aydın’da ilkler imza atmış bir kadın. Kadınlar, isterse yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığının bir kanıtı. Eşine yardım amacıyla girdiği gazete baskı işinde yani matbaada başta çırak olarak çalıştı, sonra işyerinin patronu olan bir Hanımefendi Dürdane Arslan.

Ben, yıllarca Güven Haber Gazetesinde birlikte çalıştığım Dürdane hanımı yazmak istedim. Kendisi ilk başta eşine yardım etmek, sıkışıklık olduğu yerde destek vermek, gelen müşterilerden siparişleri almak, Telefonlara cevap vermek işleriyle başladı. Sonra grafik tasarımı öğrenerek gazete sayfa ayarlarını düzenlemek, davetiye ve kartvizitlerin grafik işlerini yapmakla devam etti. En sonunda Matbaa baskı makinesin kullanmayı öğrendi.

Kendi ifadesiyle Aydın’da ilklere imza atan kadınların olduğunu. Bunlardan İlk kadın Muhtar Gül Esin, Milli Mücadelede savaşmış Çete Emir Ayşe, ayrıca ilk kadın belediye başkanı olan Özlem Çerçioğlu ve yine ilk kadın Gazeteciler Cemiyet Başkanı Semra Şener gibi. Bende Aydın’da gazeteleri, Düğün Davetiyelerini, ilan ve reklamları, kartvizitleri basan ilk kadın matbaacı olmayayım mı dedim ve çalışmalarımda da başarılı oldum, diyen Dürdane Arslan’ın ve eşi Hidayet Arslan’ın kendi anlatımlarıyla yaşam öyküleri,

Ben Dürdane Arslan, 1974 yılında Koçarlı’nın Çeşme Köyünde Kıbrıs harekâtı başladığında dünyaya gelmişim. Annemin Adı Münire Hanım Babamın adı Mehmet Bey. Annem ev hanımı babam çiftçidir. Ben dünyaya geldiğimde bizim köyde elektrik yoktu, ben 5-6 yaşlarıma geldiğimde elektrikler köyümüze yeni gelmişti. 3 kardeşiz, 2 erkek kardeşim var. İlkokulu Köyde okudum.

1994’de görücü usulü ile eşim Hidayet Bey ile nişanlandık, 1998 de evlendik. 1999 yılında kızım Nurten Burcu daha sonra 2000 yılında oğlum Fatih dünyaya geldiler. Eşim Hidayet Bey 2011 yılında Güven Ofset matbaamızı kurduk. Bende ona yardımcı olmak için matbaaya gelmeye başladım. Zaman geçtikçe tasarım programını öğrendim. Eşimin yardımıyla bu alanda kendimi geliştirdim. Eşim ve çocuklarımla birlikte matbaamızı işletiyoruz.

Matbaacılık işine nasıl başladığımı sorarsanız Matbaa ustası eşim Hidayet Arslan ile 27 yıl önce evlendik, Evlendiğimiz yıllarda eşim Mücadele Gazetesi’nin matbaasında çalışıyordu. Gazete bastığı için gece geç vakitlerde eve gelirdi. İlk yıllarda çocuklarımla uğraştığım için çalışma fırsatım olmadı.

Sağ üstte Hidayet Bey ve eşi Dürdane Hanım görülmekte.

 Çocuklar büyüyünce eşim Hidayet’e ben de çalışacağım dedim. İlk zamanlar pek ciddiye almasa da sonra madem illa ki çalışacaksın, gel yanımda çalış dedi. Ben de eşimin yanında çırak olarak çalışmaya başladım. Sonra işi öğrenip matbaa sektörüne atıldık. Önce kendi matbaamızı sonra da yerel gazetemiz olan Güven Haber’i kurduk. İlk zamanlar eşim usta ben çıraktım. Şimdi ben patron eşim usta oldu. Çalışmaktan ve üretmekten çok keyif alıyorum.

Dürdane Arslan Matbaada baskı yaparken görülmekte.

Matbaada Gazete kalıplarını oluşturup baskı yapıyorum. Baskı yapılacak gazete kâğıtlarını kesip baskıya hazırlıyorum, işyerimize gelen müşterilerden pek çok kişi beni makine başında ilk gördüklerinde şaşırdıklarını sonra teşekkür edip, başarılar diliyorlar. Ancak tanıyanlar da duruma alışıyor. Birçok kadın evliliğinin ilk yıllarında çocukları ile uğraşmak zorunda kalıyor. Çocuklar büyüdükten sonra günlerini kadın dayanışma günlerinde ya da televizyondan dizilerini takip etmekle geçiyor. Bence üretime katkı sağlamaya imkânı olan kadınlar boş duracağına çalışabilir. Ben çalışınca daha mutlu oluyorum.

Güven Ofset Matbaası ve Güven Haber Gazetesinden bahsetmişken “Amirim” Hidayet Arslan’dan bahsetmeden geçemiyecem. “Amirim” demişken bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Eskiden gazeteler Basın Savcısının izni olmadan basılmazdı. Gazetelerden birer çıktı alınır, Basından sorumlu Cumhuriyet Savcısı inceler, uygun görürse gazetelerin basımına onay verirdi. O günlerden bir gün, Güven matbaasında basılan gazeteleri alıp savcı beye iletmem lazım ama görevli polis savcının odasına yanaştırmıyor meğerse o gün adliyede mahkûmlar ve aileleri arasında arbede yaşanmış, savcıların olduğu bölüme tedbir amaçlı giriş yasaklanmış. Gazeteler baskıda bekliyor, vakit uzayınca ne oldu diye Hidayet beni aradı. Bende farkına varmadan “Amirim savcı beyle görüşmeyi bekliyorum” deyince polis memuru beni de polis zannedip elimdeki gazeteleri alıp içeri götürdü. Savcı beyden onayları alıp gazeteleri bana geri verdi ve kusura bakma birader dedi. Matbaada Hidayet bize “Amirim” diye seslenirdi, bizde ona buyur amirim diye cevap verirdik.

Evet, Yıllarca birlikte çalıştığım, Naif, Kibar, işinden başka bir şey düşünmeyen, yaptığı işi titizlikle takip edip, her meslektaşına kol kanat geren, paraya önem vermeyen, dostuna sadık kalan, kısacası adam gibi adam olan Hidayet Arslan’ın yaşam öyküsü;

 1972 doğumlu Aydın çocuğuyum. 1984-1985 yıllarında şeker imalatçısı olan Akide şekerci Bezirgân Kazım’ın yanında çalışma hayatına başladım. Şekercide her türlü şeker yapmayı öğrendim. Akide şekerlerinden Fıstıklı, Fındıklı, Naneli akide şekerleri gibi, bunun yanında lokum çeşitleri de yapıyordum. Tabi bu çalışmam çıraklık günlerime denk geliyor.

Şekercilikten sonra saat tamir işinde çalıştım, Motogozi (Triportör-pırpır) ile nakliyecilik yaptım. Seyyar Millipiyango bayiliği yapıp bilet sattım. Aydın Turizm’de şehirlerarası yolcu otobüsünde muavinliğe başladım. Daha sonra otobüs kullanmayı öğrenince otobüs şoförü olarak çalışmaya devam ettim. Başlarda Marmaris-Fethiye-İzmir arası seferlerinde, daha sonra uzun seferlere de gittim mesele Antalya-kaş-Aydın seferi, Aydın-Trabzon-Samsun seferlerine de gittim ama genelde Muğla-Fetiye-Aydın-İzmir arası seferlerde çalıştım.

Sonra matbaacılığa gönül verdim. Güven matbaasında işe başladım. Matbaacılığı Ustam Ahmet Çetin Bilek’ten öğrendim. Daha sonra Kuşadası’n da matbaa işine devam ettim, Kuşadası’ndan ayrıldıktan sonra şimdi sahibi olduğum Güven Matbaasını kurdum. Matbaada günlük baskı işlerinin yanında günlük yerel gazeteleri de basıyordum. Bir müddet sonra neden gazetem olmasın dedim ve Güven Haber Gazetesini çıkardım. Bunun yanı sıra Güven Haberden başka, “Sultanhisar Güven Haber”, “Germencik Güven Haber” ve “Demokrat Aydın” Gazetelerini de çıkardım.

İşlerin yoğun olması ve son çıkan Basın yasasındaki değişiklikler nedeniyle istenen şartlara ekonomim uymadığı için kendi isteğimle gazeteleri kapattım. Şunu da belirteyim, Aydında 11 adet yerel gazete çıkardı, bunun 9 adedini Güven Matbaasında ben basıyordum. 

Arslan ailesi toplu halde sağ başta Nurten Burcu, Dürdane Hanım, Fatih’in eşi Seda, Fatih, Hidayet ve Nurten Burcu’nun eşi Kamil görülmekte

Aydın’a İz Bırakanlar kervanına katılan, Aydın’ın ilk Kadın Matbaacısı Dürdane Arslan ve eşi Hidayet Arslan’ı tanıtmaya çalıştım. İyi ki onlarla tanışıp beraber Güven Haberde çalışmışım. Kendilerine bir ömür mutluluklar ve hayırlı işler dilerim.

Haftaya bir başka Aydın’a İz Bırakan şahsın yaşam öyküsünde buluşmak üzere, Aydınlı aydınlık olan günlere inancımla saygılar sunarım. Abdulkadir Turhan

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.