Değerli Aydınlı okurlarım, bugün köşemi sadece rakamlara değil, Aydın’ın sokaklarında, kafelerinde ve köylerinde karşılaştığımız o pırıl pırıl enerjinin, yani gençlerimizin geleceğine ayırmak istedim. Habitat Derneği ve Infakto RW iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali Araştırmasının 6. raporu geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Bu rapor, sadece akademik bir çalışma değil; aslında sokağın, üniversite koridorlarının ve baba evindeki odasına kapanmış milyonların ortak hikayesidir.
“Ev Genci” Olmak Bir Kader mi?
Rapordaki en sarsıcı verilerden biri, Türkiye genelinde yaklaşık 6,5 milyon gencin ne eğitimde ne de istihdamda olması. Literatürde "NEET" olarak geçen, bizim ise daha içten bir tabirle "ev genci" dediğimiz bu devasa kitle, potansiyelini sergilemek yerine zamanını tüketiyor. Aydın gibi tarımın, turizmin ve sanayinin kalbi olan bir ilde, bu kadar yüksek bir atıl iş gücü kabul edilemez. Bu gençlerimiz "iş beğenmiyor" değil; raporun da gösterdiği üzere, yetkinliklerine uygun ve sürdürülebilir bir gelecek kurabilecekleri kapıların açılmasını bekliyorlar.
Gelecek Kaygısı Bir Gölge Gibi Peşlerinde
Araştırmaya katılan gençlerin sadece %45’i geleceğe umutla baktığını belirtiyor. Yani her iki gencimizden biri, yarın uyandığında işlerin daha iyiye gideceğine inanmıyor. Gençlerin %72’si aktif olarak iş arıyor ya da iş dünyasına dair derin bir kaygı taşıyor. Bu kaygı sadece ekonomik bir mesele değil; gençlerin psikolojik iyi olma hallerini, sosyal ilişkilerini ve şehre olan aidiyet duygularını da zedeliyor. Aydın’da Adnan Menderes Üniversitesi’nden mezun olan bir gencimizin, valizini toplayıp "başka diyarlarda şans arama" hayali kurması, bizim yerel hafızamız ve enerjimiz için büyük bir kayıptır.
Aydın İçin Çözüm Reçetesi: Yerelde Hareket, Küresel Vizyon
Peki, biz Aydın’da bu tabloyu nasıl değiştirebiliriz? Eleştirmek en kolayı, ancak rapor bize çözümün ipuçlarını da veriyor:
Dijital Dönüşüm ve Tarım: Aydın’ın bereketli topraklarını, gençlerimizin dijital yetkinlikleriyle birleştirmeliyiz. "Akıllı Tarım” ve “Agri-Tech” (Tarım Teknolojileri) kuluçka merkezleri kurarak, gençlerimizi topraktan koparmadan yüksek katma değerli işler üretmeye teşvik edebiliriz.
Yerel İstihdam Köprüleri: Büyükşehir belediyemizden ticaret odalarımıza kadar tüm paydaşlar, "ev gençlerini" tespit edip onlara yerel sanayide ve turizmde mentorluk yapacak programlar oluşturmalı.
Güven ve Liyakat: Gençlerin %43’ünün yurt dışına gitme isteğinin altında yatan temel neden "kendini gerçekleştirme arzusu". Biz Aydın’da liyakatin esas alındığı, genç fikirlerin ciddiye alındığı bir iklim oluşturursak, o gidenlerin geri dönmek için can atacağı bir şehir inşa edebiliriz.
Sonuç Olarak...
Gençlerin iyi olma hali, aslında Aydın’ın iyi olma halidir. Bir kentin gelişmişliği sadece yollarıyla, binalarıyla değil; o kentin gençlerinin gözlerindeki ışıltıyla ölçülür. HABITAT’ın raporu bize bir “uyarı fişeği” çaktı. Şimdi sıra bizde; gelin bu raporun sonuçlarını bir kenara koymak yerine, gençlerimize “buradayız, yanındayız ve beraber üreteceğiz" diyelim.
Zira Efeler diyarı, umudun her daim yeşerdiği topraklardır.



