Yeni Ufuk Gazetesi
Rıdvan Eşin
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Anasayfa Zehra Gül Yazı Detayı Bu yazı 1935 kez okundu.
Zehra Gül
Köşe Yazarı
Zehra Gül
 

Süleyman Bey Camii

ggg               Aydın İstasyon Meydanı'ndaki Süleyman Bey Camii, 1683 yılında Ahmet Paşa'nın torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa'nın oğlu Süleyman Bey tarafından Mimar Sinan'ın kalfalarından olduğu rivayet edilen bir mimara yaptırılmıştır. Bütünüyle boyuna dikdörtgen teşkil eden eserin ibadet mekânı kare planda olup beden duvarları tamamen kesme taştan yapılmıştır. Ana mekânı, basık bir kubbenin örttüğü eserin beden duvarları, iki kademe halinde yükselmekte, kubbe 16 kenarlı yüksek bir tambur üzerine oturmaktadır. Gerek beden duvarlarının her iki kademesindeki saçaklar, gerekse kubbe saçakları klasik taş silmelerle nihayetlenmektedir. Duvarlarda yer alan pencerelerden birinci sıradakiler diğerlerinden daha büyük ölçüde ve dikdörtgen şeklinde olup sivri kemer alğırlıklıdır. Kubbe kasnağının her iki tarafı üzerine açılmış 16 pencere ile caminin içi bol ışık almaktadır. Kuzey cepheyi tamamen kapatan klasik baklavalı sütun başlıklarının taşıdığı sivri kemerler, üç bölüm meydana getirir. Beden duvarlarının ikinci kademesi hizasına kadar yükselen son cemaat yerinin üzerini pandantifli küçük kubbeler örtmektedir. Geleneğe uygun olarak orta kubbe, diğerlerinden biraz daha yüksek tutulmuştur. Son cemaat yerinin orta bölümünde açılan ve beden duvarlarından hafif çıkıntı yapan kesme taştan yapılmış cümle kapısı, üzeri dilimli yüksek bir niş meydana getirmektedir. İki küçük rozetle süslü kapı kemerinin üstünde iç mekâna açılan gene yay kemerli bir pencere bulunmaktadır.
Ekleme Tarihi: 29 Nisan 2020 - Çarşamba

Süleyman Bey Camii

             

Aydın İstasyon Meydanı'ndaki Süleyman Bey Camii, 1683 yılında Ahmet Paşa'nın torunu ve Cezayir Beylerbeyi Mustafa Paşa'nın oğlu Süleyman Bey tarafından Mimar Sinan'ın kalfalarından olduğu rivayet edilen bir mimara yaptırılmıştır. Bütünüyle boyuna dikdörtgen teşkil eden eserin ibadet mekânı kare planda olup beden duvarları tamamen kesme taştan yapılmıştır. Ana mekânı, basık bir kubbenin örttüğü eserin beden duvarları, iki kademe halinde yükselmekte, kubbe 16 kenarlı yüksek bir tambur üzerine oturmaktadır. Gerek beden duvarlarının her iki kademesindeki saçaklar, gerekse kubbe saçakları klasik taş silmelerle nihayetlenmektedir. Duvarlarda yer alan pencerelerden birinci sıradakiler diğerlerinden daha büyük ölçüde ve dikdörtgen şeklinde olup sivri kemer alğırlıklıdır.

Kubbe kasnağının her iki tarafı üzerine açılmış 16 pencere ile caminin içi bol ışık almaktadır. Kuzey cepheyi tamamen kapatan klasik baklavalı sütun başlıklarının taşıdığı sivri kemerler, üç bölüm meydana getirir. Beden duvarlarının ikinci kademesi hizasına kadar yükselen son cemaat yerinin üzerini pandantifli küçük kubbeler örtmektedir. Geleneğe uygun olarak orta kubbe, diğerlerinden biraz daha yüksek tutulmuştur. Son cemaat yerinin orta bölümünde açılan ve beden duvarlarından hafif çıkıntı yapan kesme taştan yapılmış cümle kapısı, üzeri dilimli yüksek bir niş meydana getirmektedir. İki küçük rozetle süslü kapı kemerinin üstünde iç mekâna açılan gene yay kemerli bir pencere bulunmaktadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.