Aydın ilinin geleceği aydınlık mı olacak yoksa karanlık mı?
Tesellimiz odur ki aydınlık olur…
Geçtiğimiz Cuma günü Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel ile birlikte 6 kişi sabahın erken saatlerinde eş zamanlı bir operasyon ile birlikte gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldüler…
Gözaltına alınan kişilerin gerçekten devleti zarara uğrattıkları bir suçları mı var, yoksa itirafçı kişilerin saçma sapan ipe sapa gelmeyen çarptığı duvara bile yapışmayan gündem yaratıcı haberlerden mi bekleyip göreceğiz.
Demek ki ülkemizde bir temiz eller operasyonu başlatılması neredeyse farz olur duruma doğru geliyor…
Temiz eller operasyonunun başarılı bir şekilde geçmesi için…
Avanta ve lavantadan yana olan yargıç değil…
Mustafa Kemal Atatürk, ismet İnönü ve Mareşal Fevzi Çakmak gibi ülkesini düşünen yargıç ve seçilmişler olmalı…
Bu operasyonu yürütecek kişi, cebine girecek parayı düşünmeyecek…
Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını ve güçlü olmasını düşünecek…
Bu millet zaten bu ülkenin tüm anahtarlarını seçilmiş ve atanmışlarının eline veriyor…
Devlet ve siyaset adamlığı….
İstet Paşa; Lozan antlaşması hazırlıklarını tamamlamış Mustafa Kemal Atatürk’e selam verdikten sonra Paşam ben çıkıyorum yola demiş….
Atatürk; İsmet Paşa toplantıya en son katılacaksın demiş. Gerekçe söylenmemiş, gerekçe sorulmamış…
İsmet Paşa; Emredersiniz olur Paşam demiş ve hareket etmiş…
İsmet Paşa toplantı salonuna en son girmiş ve kapı eşiğinden içeri bir bakmış oturacağı boş koltuğu görememiş. Kapıdan geri dönmüş arabasını binmiş, şoförüne sür demi…
Şoför Paşam toplantı bitmedi demiş… İnönü, sür arabayı diyorum demiş…
İnönü’nün eksik olduğunu gören heyet İsmet İnönü’yü Londra sokaklarında yakalamak için koşuşturmaya başlamışlar…
Paşam, hayrola ne oldu bir kusurumuz varsa özür dileriz, lütfen kusuru söyleyin ve salona gelin diye yalvarmaya başlamışlar. İnönü salona gelinceye kadar oturacağı koltuk komisyonun paşasına getirilmiş…
İnönü: Beyler Türk Devleti kapı arkasına oturacak kadar adi bir devlet değildir diye yüksek sesle konuşmuş…
Lozan antlaşmasında yabancı devlet misyonerleri anlaşmayı imzalarını atarken…
İsmet İnönü’nün gözünün içine bakarak: Paşam silah zoruyla ve masa başında elimizden aldığınız haklarımızı…
“Gün gelecek, biz ekonomi ve teknoloji ile elinizden bir bir alacağız, burnunuzdan fitil fitil getireceğiz” demişler…
İşte şu anda o zaman söylenen sözleri yaşıyoruz…
Türk’ü Türk’ten başka düşünen yoktur!



