Rıdvan Eşin
Ünüllar Hidrolik
Fibar
Sadettin Çetin
Köşe Yazarı
Sadettin Çetin
 

AYDIN’DA SİYASETÇİLER NEDEN BİRBİRLERİYLE BARIŞIK DEĞİLLER?

Aydın’da siyasetçilerin birbirleriyle “barışık olmama” durumu varmış gibi görünmesinin birkaç önemli nedeni şöyle özetlenebilir — ülke genelindeki siyasi gerilimlerin yerel ölçekte yansımalarıyla ilgili: 1. Parti içi ve parti dışı gerilimler Son dönemde Özlem Çerçioğlu gibi CHP’li bazı yerel siyasetçilerin *CHP’den ayrılarak AKP’ye katılması tartışma yaratması* siyasi ilişkileri zorlaştırdı. Bu tür parti değişimleri hem kendi partileri içinde hem de diğer partilerle ilişkilerde güvensizlik ve rekabet duygusunu artırıyor. Ve hukuki süreçlerin etkisi bazı muhalefet partileri, bu tür ayrılmaların siyasi baskı veya hukuki tehditler sonucunda gerçekleştiğini iddia ediyor. Bu da siyasi … Bu benim gözlem olarak son dönemde yaşanan spesifik bir olay dikkatini çekti? Aydın gibi politik kimliği belirgin bir şehirde bu “mesafeli siyaset” hali aslında biraz yapısal. Şehir uzun süredir güçlü bir yerel figür etrafında şekilleniyor (Özlem Çerçioğlu). Böyle olunca siyaset kişisel ilişkiden çok güç dengesi üzerinden ilerliyor. Kim kiminle yan yana durdu, kim mesafe koydu… Bunlar hemen konuşuluyor. Bir de Türkiye genelindeki Cumhuriyet Halk Partisi – Adalet ve Kalkınma Partisi gerilimi yerelde daha görünür oluyor. Küçük şehirlerde siyasetçiler sosyal hayatta da iç içe oldukları için, Ankara’daki sert dil bire bir ilişkilere daha çabuk yansıyor. Şunu da göz ardı etmemek lazım: Bazen “barışık değiller” algısı, aslında yoğun rekabetten kaynaklanıyor. Yani kavga değil ama ciddi bir pozisyon savaşı. Özellikle yerel seçim dönemlerine yaklaşıldığında bu hava daha da belirginleşiyor. Sen günlük hayatta mı hissediyorsun bunu? Meclis tartışmaları mı, sosyal medya dili mi, yoksa şehirdeki genel atmosfer mi sana bunu düşündürdü? Biraz tarif edersen daha net yorumlayabilirim. Tamam, daha net ve somut konuşalım. Aydın’da siyasetçilerin “barışık değil” gibi görünmesinin arkasında üç ana katman var: 1- Güç dengesi meselesi Aydın uzun süredir aynı siyasi çizgide yönetiliyor ve şehirde güçlü bir yerel lider profili var: Özlem Çerçioğlu. Bu durum iki şeyi doğuruyor: •       Belediye çevresinde güçlü bir merkez oluşuyor. •       Alternatif olmak isteyen aktörler daha sert bir dil kullanmak zorunda kalıyor. Yani mesele çoğu zaman kişisel kavga değil; “şehirde söz sahibi kim?” rekabeti. 2- Parti içi çekişmeler Sadece partiler arası değil, parti içi dengeler de önemli. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi içinde zaman zaman adaylık, liste, meclis üyeliği gibi konularda görüş ayrılıkları yaşanabiliyor. Bu tür iç gerilimler dışarıya “birbirleriyle iyi değiller” şeklinde yansıyor. Ama çoğu zaman bu, yerel iktidar alanını paylaşma mücadelesi. 3- Merkezi–yerel gerilim Aydın’da belediye ile merkezi hükümet farklı siyasi çizgilerde olduğu için, Adalet ve Kalkınma Partisi kanadı ile yerel yönetim arasında doğal bir rekabet var. Bu da: •       Proje tartışmalarını sertleştiriyor •       Açıklamaların tonunu yükseltiyor •       İş birliği görüntüsünü azaltıyor Vatandaş açısından bu durum “neden uzlaşmıyorlar?” algısı yaratıyor. 4- Sosyolojik yapı Aydın, Ege’nin politik kimliği belirgin illerinden biri. Seçmen davranışı net bloklar halinde. Böyle yerlerde siyaset yumuşak değil, daha sembolik ve iddialı olur. Çünkü kazanmak sadece belediye kazanmak değil, ideolojik üstünlük göstermek anlamına geliyor. Özetle: Bu durum büyük ihtimalle kişisel düşmanlıktan çok güç paylaşımı + parti içi rekabet + Ankara etkisi kombinasyonudur… Benim gözlemim… “Bir masa etrafında oturup şehir için ortak karar alabilecek bir hava yok.” Bunu Türkiye genelindeki yerel siyaset tarzının Aydın’daki yansıması diyebiliriz. Bu tablo Aydın için risk mi? Risk… Ayrıca rekabet sayesinde dinamizm mi yaratıyor? Bir şehrin ister seçilmiş ister atanmış kişileri, her zaman birbirileriyle rekabet edebilirler, eleştirebilirler ama hiçbir zaman birbirlerine küs olamazlar ve rest çekemezler… Onların görevi vatandaşa hizmet etmektir… Birbirlerine olan husumetlerinden dolayı halka yapılacak hizmetleri aksatamazlar… Halka hizmet hakka hizmettir polemikleri ile halka yalan söyleyerek, kandırmaya çalışmasınlar… Demek ki isteyince oluyormuş… Üniversite’nin yolu…, Şehir Hastanesi’nin yolu, Adliye binası, akıllı kavşaklar gibi hizmetler şimdiye kadar neden geciktirildi… Beyler! Bırakın birbirinizle didişmeyi, Aydın halkı hizmet bekliyor… Çankaya’yı artık bırakıyorum. Heveslileri gelsin, biz hevesimizi aldık. Kenan Evren
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi

AYDIN’DA SİYASETÇİLER NEDEN BİRBİRLERİYLE BARIŞIK DEĞİLLER?

Aydın’da siyasetçilerin birbirleriyle “barışık olmama” durumu varmış gibi görünmesinin birkaç önemli nedeni şöyle özetlenebilir — ülke genelindeki siyasi gerilimlerin yerel ölçekte yansımalarıyla ilgili:

1. Parti içi ve parti dışı gerilimler

Son dönemde Özlem Çerçioğlu gibi CHP’li bazı yerel siyasetçilerin *CHP’den ayrılarak AKP’ye katılması tartışma yaratması* siyasi ilişkileri zorlaştırdı. Bu tür parti değişimleri hem kendi partileri içinde hem de diğer partilerle ilişkilerde güvensizlik ve rekabet duygusunu artırıyor. Ve hukuki süreçlerin etkisi bazı muhalefet partileri, bu tür ayrılmaların siyasi baskı veya hukuki tehditler sonucunda gerçekleştiğini iddia ediyor. Bu da siyasi …

Bu benim gözlem olarak son dönemde yaşanan spesifik bir olay dikkatini çekti?

Aydın gibi politik kimliği belirgin bir şehirde bu “mesafeli siyaset” hali aslında biraz yapısal. Şehir uzun süredir güçlü bir yerel figür etrafında şekilleniyor (Özlem Çerçioğlu). Böyle olunca siyaset kişisel ilişkiden çok güç dengesi üzerinden ilerliyor. Kim kiminle yan yana durdu, kim mesafe koydu… Bunlar hemen konuşuluyor.

Bir de Türkiye genelindeki Cumhuriyet Halk Partisi – Adalet ve Kalkınma Partisi gerilimi yerelde daha görünür oluyor. Küçük şehirlerde siyasetçiler sosyal hayatta da iç içe oldukları için, Ankara’daki sert dil bire bir ilişkilere daha çabuk yansıyor.

Şunu da göz ardı etmemek lazım:

Bazen “barışık değiller” algısı, aslında yoğun rekabetten kaynaklanıyor. Yani kavga değil ama ciddi bir pozisyon savaşı. Özellikle yerel seçim dönemlerine yaklaşıldığında bu hava daha da belirginleşiyor.

Sen günlük hayatta mı hissediyorsun bunu? Meclis tartışmaları mı, sosyal medya dili mi, yoksa şehirdeki genel atmosfer mi sana bunu düşündürdü? Biraz tarif edersen daha net yorumlayabilirim.

Tamam, daha net ve somut konuşalım.

Aydın’da siyasetçilerin “barışık değil” gibi görünmesinin arkasında üç ana katman var:

1- Güç dengesi meselesi

Aydın uzun süredir aynı siyasi çizgide yönetiliyor ve şehirde güçlü bir yerel lider profili var: Özlem Çerçioğlu.

Bu durum iki şeyi doğuruyor:

•       Belediye çevresinde güçlü bir merkez oluşuyor.

•       Alternatif olmak isteyen aktörler daha sert bir dil kullanmak zorunda kalıyor.

Yani mesele çoğu zaman kişisel kavga değil; “şehirde söz sahibi kim?” rekabeti.

2- Parti içi çekişmeler

Sadece partiler arası değil, parti içi dengeler de önemli.

Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi içinde zaman zaman adaylık, liste, meclis üyeliği gibi konularda görüş ayrılıkları yaşanabiliyor.

Bu tür iç gerilimler dışarıya “birbirleriyle iyi değiller” şeklinde yansıyor. Ama çoğu zaman bu, yerel iktidar alanını paylaşma mücadelesi.

3- Merkezi–yerel gerilim

Aydın’da belediye ile merkezi hükümet farklı siyasi çizgilerde olduğu için, Adalet ve Kalkınma Partisi kanadı ile yerel yönetim arasında doğal bir rekabet var.

Bu da:

•       Proje tartışmalarını sertleştiriyor

•       Açıklamaların tonunu yükseltiyor

•       İş birliği görüntüsünü azaltıyor

Vatandaş açısından bu durum “neden uzlaşmıyorlar?” algısı yaratıyor.

4- Sosyolojik yapı

Aydın, Ege’nin politik kimliği belirgin illerinden biri. Seçmen davranışı net bloklar halinde. Böyle yerlerde siyaset yumuşak değil, daha sembolik ve iddialı olur. Çünkü kazanmak sadece belediye kazanmak değil, ideolojik üstünlük göstermek anlamına geliyor.

Özetle:

Bu durum büyük ihtimalle kişisel düşmanlıktan çok güç paylaşımı + parti içi rekabet + Ankara etkisi kombinasyonudur…

Benim gözlemim…

“Bir masa etrafında oturup şehir için ortak karar alabilecek bir hava yok.”

Bunu Türkiye genelindeki yerel siyaset tarzının Aydın’daki yansıması diyebiliriz.

Bu tablo Aydın için risk mi? Risk… Ayrıca rekabet sayesinde dinamizm mi yaratıyor?

Bir şehrin ister seçilmiş ister atanmış kişileri, her zaman birbirileriyle rekabet edebilirler, eleştirebilirler ama hiçbir zaman birbirlerine küs olamazlar ve rest çekemezler…

Onların görevi vatandaşa hizmet etmektir…

Birbirlerine olan husumetlerinden dolayı halka yapılacak hizmetleri aksatamazlar…

Halka hizmet hakka hizmettir polemikleri ile halka yalan söyleyerek, kandırmaya çalışmasınlar…

Demek ki isteyince oluyormuş…

Üniversite’nin yolu…, Şehir Hastanesi’nin yolu, Adliye binası, akıllı kavşaklar gibi hizmetler şimdiye kadar neden geciktirildi…

Beyler! Bırakın birbirinizle didişmeyi, Aydın halkı hizmet bekliyor…

Çankaya’yı artık bırakıyorum. Heveslileri gelsin, biz hevesimizi aldık.

Kenan Evren

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.