Rıdvan Eşin
Muzaffer Şenocak
Köşe Yazarı
Muzaffer Şenocak
 

Maveraünnehir (1)

Maveraünnehir orta Asya da Ceyhun (Amu Derya) ve Seyhun (Siri Derya)Nehirleri arasın da kalan tarihi bölgedir. Bugün bu bölge Kazakistan Özbekistan ve Türkmenistan arasında bölünmüştür. Orta çağda İslam uygarlığının geliştiği Semerkant ve Buhara Kentleri kültür merkezi olup ayrıca Göktürklerin yıkılmasından sonra anayurtlarını terk eden Türklerin geçişlerini kolaylaştıran bölgedir. İslam, üç büyük yorumla hayat bulmuştur *Arap kavimlerinin yorumu: Sünnilik *Fars kavimlerinin yorumu: Şiilik *Türk kavimlerinin yorumu: Alevilik Tek tanrılı semavi dinlerde olsun veya çok tanrılı dinlerde olsun, din, iki ana kaynaktan beslenmiştir: *Örf (Kamu vicdanı) *Nas (Kitabi kaynak) Örfüyle bağdaşmayan din, yaşam hakkı bulamaz. Her inancın beslendiği kültürel kaynakları vardır. Alevilik; tarihi gelişimi ve zaman süreci itibariyle; Kuran ı Kerim ve onu hayatlarında uygulayan Ehl-i Beyt soyunun, Maveraünnehir deki Türk kavimlerine ilk elden anlatımı yorumu - uygulaması sonucu hayata aktarılan, bu gayretlerle gerçekleşen ve göçler sonucu, Küçük Asya denilen Anadolu'da hayatiyet ve gerçek kimliğini bulan, Viyana'ya kadar giden İslam anlayışının adıdır. Arap çöllerin de, İslam'ın yüce peygamberinin ailesine bile yaşam hakkı tanınmayan, kılıç kokan, kin ve kan kokan, zulüm olan inanç, nasıl oldu da Anadolu da buram- buram insan sevgisine dönüştü; Ve nasıl oldu da merkeze insan konulup, Allah a giden yol insandan geçer anlayışı hâkim kılındı Nasıl oldu da incinsen de incitme kalıbına sokuldu Nasıl oldu da İslam = Sünniliktir anlayışı topluma hakim kılındı Allah a ulaşmak, Ona yolculuk etmek için, kurallar ve şekiller içinde tek tip insan yaratıldı beynimizde. Oysa Allah, hepimizi farklı özelliklerle yarattı. Hepimizin aynı olmasını dileseydi, öyle de yapardı. O farklılıklarımıza saygı göstermezsek, inançlarımızı başkalarına dayatmaya kalkarsak, o ilahi nizama da karşı çıkmış oluruz. O yüce yaratan; Dinde zorlama ve tiksindirme yoktur, diye mesaj vermiyor mu Her türlü kötü niyetlerin içinde olan insan, Allah tan rahmet dileyemez. Dilese de, yaptıklarıyla diledikleri birbirinin zıddı olacağından bir anlamı olmayacaktır. İşte Aleviliğin İslam yorumu burada ortaya çıkıyor. İslam'ın doğru yorumu budur. Niçin, doğru yorumdur Çünkü İslam son dindir, artık başka din gelmeyeceğine göre, o din tüm alemi kucaklamalıdır. Çünkü Allah, Rabbül Alemindir. Yani Alemlerin Rabbidir. Onun son peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed Mustafa da Alemlerin rahmetidir. Son peygamber aleme gelmiştir. (Oysa diğer peygamberler kavimlere gelmiştir.) Bu mesaj tüm insanlığadır. Yalnız, Arap'a Türk'e, Laz'a, Çerkez'e değil, tüm insanlığadır. Herkesi kucaklamayacak şekilde yapılan yorumların tümü yanlıştır. İşte Türk kavimlerinin özelliği, bunu keşfetmiş olmalarıdır. Bu görüş, Hz. Muhammed'den, Hz. İmam Ali'den ve Şah Ahmet Yesevi'den gelmiştir. Onun için Asya kavimlerinde o yırtıcı, vahşi, barbar sanılanlar aslında en uygar, en hümanist, en insancıl, insanlığı en fazla kucaklayanlardır. Bu mesajı, herkes kendi aklınca, kendi kapasitesince algılar. Bunu algılarken… Yazı iki bölümlük
Ekleme Tarihi: 19 Nisan 2018 - Perşembe

Maveraünnehir (1)

Maveraünnehir orta Asya da Ceyhun (Amu Derya) ve Seyhun (Siri Derya)Nehirleri arasın da kalan tarihi bölgedir. Bugün bu bölge Kazakistan Özbekistan ve Türkmenistan arasında bölünmüştür. Orta çağda İslam uygarlığının geliştiği Semerkant ve Buhara Kentleri kültür merkezi olup ayrıca Göktürklerin yıkılmasından sonra anayurtlarını terk eden Türklerin geçişlerini kolaylaştıran bölgedir.

İslam, üç büyük yorumla hayat bulmuştur

*Arap kavimlerinin yorumu: Sünnilik *Fars kavimlerinin yorumu: Şiilik *Türk kavimlerinin yorumu: Alevilik

Tek tanrılı semavi dinlerde olsun veya çok tanrılı dinlerde olsun, din, iki ana kaynaktan beslenmiştir:

*Örf (Kamu vicdanı) *Nas (Kitabi kaynak)

Örfüyle bağdaşmayan din, yaşam hakkı bulamaz. Her inancın beslendiği kültürel kaynakları vardır.

Alevilik; tarihi gelişimi ve zaman süreci itibariyle; Kuran ı Kerim ve onu hayatlarında uygulayan Ehl-i Beyt soyunun, Maveraünnehir deki Türk kavimlerine ilk elden anlatımı yorumu - uygulaması sonucu hayata aktarılan, bu gayretlerle gerçekleşen ve göçler sonucu, Küçük Asya denilen Anadolu'da hayatiyet ve gerçek kimliğini bulan, Viyana'ya kadar giden İslam anlayışının adıdır.

Arap çöllerin de, İslam'ın yüce peygamberinin ailesine bile yaşam hakkı tanınmayan, kılıç kokan, kin ve kan kokan, zulüm olan inanç, nasıl oldu da Anadolu da buram- buram insan sevgisine dönüştü;

Ve nasıl oldu da merkeze insan konulup, Allah a giden yol insandan geçer anlayışı hâkim kılındı Nasıl oldu da incinsen de incitme kalıbına sokuldu Nasıl oldu da İslam = Sünniliktir anlayışı topluma hakim kılındı Allah a ulaşmak, Ona yolculuk etmek için, kurallar ve şekiller içinde tek tip insan yaratıldı beynimizde. Oysa Allah, hepimizi farklı özelliklerle yarattı. Hepimizin aynı olmasını dileseydi, öyle de yapardı. O farklılıklarımıza saygı göstermezsek, inançlarımızı başkalarına dayatmaya kalkarsak, o ilahi nizama da karşı çıkmış oluruz. O yüce yaratan; Dinde zorlama ve tiksindirme yoktur, diye mesaj vermiyor mu

Her türlü kötü niyetlerin içinde olan insan, Allah tan rahmet dileyemez. Dilese de, yaptıklarıyla diledikleri birbirinin zıddı olacağından bir anlamı olmayacaktır.

İşte Aleviliğin İslam yorumu burada ortaya çıkıyor. İslam'ın doğru yorumu budur. Niçin, doğru yorumdur Çünkü İslam son dindir, artık başka din gelmeyeceğine göre, o din tüm alemi kucaklamalıdır. Çünkü Allah, Rabbül Alemindir. Yani Alemlerin Rabbidir. Onun son peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed Mustafa da Alemlerin rahmetidir. Son peygamber aleme gelmiştir. (Oysa diğer peygamberler kavimlere gelmiştir.)

Bu mesaj tüm insanlığadır. Yalnız, Arap'a Türk'e, Laz'a, Çerkez'e değil, tüm insanlığadır.

Herkesi kucaklamayacak şekilde yapılan yorumların tümü yanlıştır.

İşte Türk kavimlerinin özelliği, bunu keşfetmiş olmalarıdır.

Bu görüş, Hz. Muhammed'den, Hz. İmam Ali'den ve Şah Ahmet Yesevi'den gelmiştir. Onun için Asya kavimlerinde o yırtıcı, vahşi, barbar sanılanlar aslında en uygar, en hümanist, en insancıl, insanlığı en fazla kucaklayanlardır.

Bu mesajı, herkes kendi aklınca, kendi kapasitesince algılar. Bunu algılarken…

Yazı iki bölümlük

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.