Rıdvan Eşin
Cengiz Ayözen
Köşe Yazarı
Cengiz Ayözen
 

Ceza Hukuku Açısından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Veya Yaygın Kullanılan Adıyla Kısaca; HAGB

Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, mahkemece öngörülen denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile Devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. HAGB, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkralar ile yetişkin bireyler için de uygulamaya konulmuş, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla, çocuk ve yetişkinler HAGB açısından aynı şartlara tabi kılınmıştır. Başlangıçta yetişkin sanıklar yönünden yalnızca şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen HAGB; hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarına ilişkin suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, yapılan değişikliklerle sanığın kabul etmemesi halinde, HAGB kararı verilmeyeceği, denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceği düzenlenmiştir. HAGB kararı verilmesinin objektif şartlarından biri, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesidir. Burada kastedilen maddi zarar olup manevi zarar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Objektif şartlardan diğeri, sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan cezalandırılmamış olmasıdır. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmakla birlikte adli sicilden silinme şartları oluşmuş mahkûmiyet, HAGB kararına kanuni engel oluşturmayacak, ancak bu durum, sanığın suç işleme hususundaki eğilimini belirleme yönünden mahkemece değerlendirmeye tabi tutulması muhtemeldir. Nitekim; CGK 23.01.2018 tarihli ve 962-16 sayılı, 28.02.2017 tarihli ve 896-111 sayılı kararlarında, kasıtlı suçtan verilmiş HAGB kararının sanığın suç işleme hususundaki eğilimini belirlemek yönünden yargı makamlarınca değerlendirmeye tabi tutulabileceği belirtilmiştir. Sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ile bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekmektedir. Tüm bu şartların varlığı halinde, mahkemece HAGB kararı verilebilecek ve on sekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır. Maddede öngörülen şartların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda resen değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime imkan verecek biçimde kararda gösterilmelidir, yani bu yönde talep gerekmemektedir. Sanığın, HAGB kararını kabul ettiği yönündeki beyanı, suç ya da cezaya dair kabul veya ikrarda bulunduğu anlamına gelmemektedir. HAGB kararı 5271 sayılı CMK 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup itiraz edilmesi mümkündür. İtiraz Kanun Yoluna kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde başvurulmalıdır. HAGB nedeniyle denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi ve bu suç ile ilgili mahkûmiyet kararı verilmesi halinde bu durum HAGB kararını veren mahkemeye bildirilir. HAGB kararı veren mahkeme, HAGB kararının kaldırılmasına ve hükmün açıklanmasına karar verir. Ancak açıklanan hükmün seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da ertelenmesi mümkün olmayıp denetim süresi içerisinde artık aynı sanık hakkında ilgili suç denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın bir daha HAGB uygulanması da mümkün değildir. Yazının hazırlanmasında emeği geçen Değerli Stajyerim Stj. Av. Dilruba Türkan’a sonsuz teşekkürler. Sağlık ve huzur dolu güzel bir hafta dilerim.  
Ekleme Tarihi: 21 Haziran 2021 - Pazartesi

Ceza Hukuku Açısından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Veya Yaygın Kullanılan Adıyla Kısaca; HAGB

Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibarıyla karma bir özelliğe sahip olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, mahkemece öngörülen denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile Devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

HAGB, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile kabul edilmiş, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine eklenen 5 ila 14. fıkralar ile yetişkin bireyler için de uygulamaya konulmuş, denetim süresindeki farklılıklar hariç tutulmak kaydıyla, çocuk ve yetişkinler HAGB açısından aynı şartlara tabi kılınmıştır. Başlangıçta yetişkin sanıklar yönünden yalnızca şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezaları için kabul edilen HAGB; hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarına ilişkin suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiş, yapılan değişikliklerle sanığın kabul etmemesi halinde, HAGB kararı verilmeyeceği, denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemeyeceği düzenlenmiştir.

HAGB kararı verilmesinin objektif şartlarından biri, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesidir. Burada kastedilen maddi zarar olup manevi zarar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Objektif şartlardan diğeri, sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan cezalandırılmamış olmasıdır. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmakla birlikte adli sicilden silinme şartları oluşmuş mahkûmiyet, HAGB kararına kanuni engel oluşturmayacak, ancak bu durum, sanığın suç işleme hususundaki eğilimini belirleme yönünden mahkemece değerlendirmeye tabi tutulması muhtemeldir. Nitekim; CGK 23.01.2018 tarihli ve 962-16 sayılı, 28.02.2017 tarihli ve 896-111 sayılı kararlarında, kasıtlı suçtan verilmiş HAGB kararının sanığın suç işleme hususundaki eğilimini belirlemek yönünden yargı makamlarınca değerlendirmeye tabi tutulabileceği belirtilmiştir. Sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki değerlendirmenin dosya içeriğine uygun, kanuni ve yeterli gerekçe içermesi ile bu gerekçenin hükümde yer alan hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve takdiri indirim uygulamalarında dayanılan gerekçe ile çelişmemesi gerekmektedir. Tüm bu şartların varlığı halinde, mahkemece HAGB kararı verilebilecek ve on sekiz yaşından büyük olan sanıklar beş yıl, suça sürüklenen çocuklar ise üç yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulacaktır. Maddede öngörülen şartların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda resen değerlendirilip takdir edilmeli ve denetime imkan verecek biçimde kararda gösterilmelidir, yani bu yönde talep gerekmemektedir. Sanığın, HAGB kararını kabul ettiği yönündeki beyanı, suç ya da cezaya dair kabul veya ikrarda bulunduğu anlamına gelmemektedir. HAGB kararı 5271 sayılı CMK 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil kararlardan olup itiraz edilmesi mümkündür. İtiraz Kanun Yoluna kararın tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde başvurulmalıdır. HAGB nedeniyle denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlenmesi ve bu suç ile ilgili mahkûmiyet kararı verilmesi halinde bu durum HAGB kararını veren mahkemeye bildirilir. HAGB kararı veren mahkeme, HAGB kararının kaldırılmasına ve hükmün açıklanmasına karar verir. Ancak açıklanan hükmün seçenek yaptırımlara çevrilmesi ya da ertelenmesi mümkün olmayıp denetim süresi içerisinde artık aynı sanık hakkında ilgili suç denetim süresi içerisinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın bir daha HAGB uygulanması da mümkün değildir.

Yazının hazırlanmasında emeği geçen Değerli Stajyerim Stj. Av. Dilruba Türkan’a sonsuz teşekkürler. Sağlık ve huzur dolu güzel bir hafta dilerim.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.