SESSİZ KATİL: HİPERTANSİYON
SESSİZ KATİL: HİPERTANSİYON
Aydın Özel Medinova Hastanesi Kardiyoloji hekimi Uzm. Dr. Özgün DEMİROĞLU hipertansiyon nedir, belirtileri nelerdir, tedavi yöntemleri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.
Aydın Özel Medinova Hastanesi Kardiyoloji hekimi Uzm. Dr. Özgün DEMİROĞLU hipertansiyon nedir, belirtileri nelerdir, tedavi yöntemleri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.
EFELER - Uzm. Dr. Özgün Demiroğlu
Hipertansiyon, günümüzde önlenebilir ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Çoğu zaman belirti vermeden ilerlediği için halk arasında “sessiz katil” olarak adlandırılır. Dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık üçte birinde hipertansiyon bulunmaktadır. 2019 yılında dünya çapında yaklaşık 1,28 milyar hipertansiyon hastası olduğu bildirilirken, 2030 yılında bu sayının 1,5 milyara ulaşacağı öngörülmektedir.
Hipertansiyon; kalp krizi, inme, kalp yetersizliği ve böbrek hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Üstelik erişkin hipertansiyon hastalarının yaklaşık %44’ü hastalığa sahip olduğunun farkında değildir. Bu nedenle düzenli tansiyon ölçümü hayati önem taşımaktadır.
40 yaş altındaki bireylerin en az 3 yılda bir, 40 yaş üzerindeki bireylerin ise yılda en az bir kez tansiyon açısından değerlendirilmesi önerilmektedir.
Klinikte yapılan ölçümlerde tansiyonun 140/90 mmHg üzerinde olması, ev ölçümlerinde ise 135/85 mmHg üzerindeki değerler yüksek tansiyon olarak kabul edilmektedir.
Hipertansiyon tedavisi planlanırken yalnızca tansiyon değerleri değil, hastanın genel kardiyovasküler riski de değerlendirilmelidir. Diyabet ve hiperlipidemi taramaları yapılmalı; sekonder hipertansiyon nedenlerini araştırmak amacıyla tiroid fonksiyon testleri, böbrek fonksiyonları ve idrar analizleri incelenmelidir. Hipertansiyonun hedef organ hasarı oluşturup oluşturmadığını değerlendirmek için EKG çekilmesi önemlidir. Gerekli durumlarda ekokardiyografi ile ileri değerlendirme yapılabilir. Özellikle 180/110 mmHg üzerindeki malign hipertansiyon hastalarında göz damarlarında hasar olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla fundoskopi önerilebilir. Tedavi yaklaşımını değiştirecek durumlarda karotis veya femoral arterlerin ultrasonografi ile incelenmesi düşünülebilir.
Hipertansiyon tedavisinin temelini yaşam tarzı değişiklikleri oluşturmaktadır. Potasyumdan zengin muz, ıspanak gibi gıdaların tüketimi artırılabilir. Haftada en az toplamı 150 dakika olacak şekilde tempolu yürüyüş gibi orta yoğunlukta aerobik egzersiz yapılması önerilir. Hareketsiz yaşam tarzından kaçınılmalıdır. Günlük tuz tüketimi yaklaşık 2 gram ile sınırlandırılmalıdır. Vücut kitle indeksinin 20-25 kg/m² arasında tutulması hedeflenmeli; bel çevresi erkeklerde 94 cm, kadınlarda ise 80 cm altında olmalıdır. Serbest şeker tüketimi günlük enerji ihtiyacının %10’undan az olacak şekilde sınırlandırılmalı, sigara kullanımı varsa bırakılmalıdır.
Yaşam tarzı değişikliklerine rağmen tansiyon yüksekliği devam eden bireylerde ilaç tedavisi gündeme gelir. Yüksek kardiyovasküler risk taşıyan hastalarda ≥130/80 mmHg, düşük riskli bireylerde ise ≥140/90 mmHg üzerindeki değerlerde ilaç tedavisi başlanması önerilmektedir.
Hipertansiyon tedavisinde ilk basamak ilaç grupları arasında ACE inhibitörleri, ARB’ler, kalsiyum kanal blokerleri ve diüretikler yer almaktadır. İlaçların hangi saat diliminde kullanıldığı etkinliği belirgin şekilde değiştirmemekle birlikte, düzenli kullanımın sağlanabileceği saatlerde alınması önemlidir. Bazı özel hasta grupları dışında çoğu hastada başlangıçta ikili kombinasyon tedavisi tercih edilmektedir. RAAS sistemi üzerine etkili ilaçlar başlandıktan yaklaşık iki hafta sonra üre, kreatinin ve potasyum değerlerinin kontrol edilmesi gereklidir. Tedavi ile hedeflenen kan basıncı genellikle 120-129 mmHg aralığıdır.
Yapılan çalışmalar, toplum sağlığı açısından hipertansiyon kontrolünün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Nitekim 2019 yılında tüm yetişkin bireylerin sistolik kan basıncı 110-115 mmHg düzeylerinde olsaydı, o yıl gerçekleşen ölümlerin yaklaşık %19’unun önlenebileceği öngörülmektedir.
Hipertansiyon çoğu zaman sessiz ilerlese de etkileri son derece ciddidir. Düzenli tansiyon takibi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde uygun tedavi ile bu “sessiz katilin” önüne geçmek mümkündür.
ÖZEL MEDİNOVA HASTANESİ
KARDİYOLOJİ UZMANI
Uzm. Dr. Özgün Demiroğlu
Aydın HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.



