“41 KERE MAŞALLAH ”: KABATAŞLILAR ONUR TÖRENİNDE YILLARI DEĞİL HAFIZAYI BULUŞTURDU
“41 KERE MAŞALLAH ”: KABATAŞLILAR ONUR TÖRENİNDE YILLARI DEĞİL HAFIZAYI BULUŞTURDU
Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Kabataş Erkek Lisesi mezunları, bu kez yalnızca bir plaket töreninde değil; ortak bir hafızada yeniden buluştu.
Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Kabataş Erkek Lisesi mezunları, bu kez yalnızca bir plaket töreninde değil; ortak bir hafızada yeniden buluştu.
İSTANBUL - Türkiye’nin ilk mezun derneklerinden biri olma niteliğini taşıyan ve ülkenin dört bir yanında yaşayan Kabataş mezunlarını aynı çatı altında buluşturan Kabataş Erkek Liseliler Derneği tarafından düzenlenen onur töreni, 10 Mayıs tarihinde okulun Galip Vardar Kültür Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Aydın’dan katılan mezunların da yer aldığı organizasyona Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından çok sayıda Kabataşlı iştirak etti. Anneler Günü’ne denk gelen törende kimi mezunlar aileleriyle birlikte salonda yer alırken, ortaya yalnızca bir okul buluşmasından çok daha fazlasını anlatan görüntüler çıktı.
Bu yıl özellikle 1985 mezunları açısından törenin ayrı bir anlamı vardı. Mezuniyetlerinin 40. yılı için planlanan buluşma, çeşitli nedenlerle bir yıl gecikince salonda sık sık tebessümle dile getirilen o ifade öne çıktı:
“40 yıl değil… 41 kere maşallah.”
Törende ayrıca 1986 mezunları da 40. yıl plaketlerini alırken, daha önce kendi dönemlerinde 40. yıl plaketlerini alma fırsatı bulamamış 1984 mezunlarının da salonda yer alması dikkat çekti. Böylece farklı dönemlerden Kabataşlılar, aynı hafızanın içinde yeniden bir araya geldi.
Dernek Başkanı Hasan Anıl Cansızoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen organizasyonda, dernek yönetiminden Deniz Şeleci başta olmak üzere çok sayıda isim görev aldı. Törenin sunuculuğunu ve koordinasyonunu da üstlenen Şeleci’nin sıcak, zarif ve ritmi hiç düşmeyen yaklaşımı, gün boyunca salondaki birlik duygusunu güçlendiren detaylardan biri oldu. Önceki dönemlerde okulda görev yapmış öğretmenlerin de törene katılması ise mezunlar açısından günün en anlamlı anlarından biri olarak öne çıktı.
Bu isimlerden biri de dönemin Edebiyat öğretmenlerinden Mesut Berk oldu. Kendi özel programını iptal ederek törene katılan Berk’in salonda bulunması, özellikle 1985 mezunları açısından duygusal karşılık yarattı. 85 mezunları adına konuşma yapan Mert Van ise konuşmasında Mesut Berk’le ilgili unutamadıkları bir anıyı paylaştı. Van, Berk’in bir derste Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ömer Seyfettin’den bir pasaj okuduğunu, dersin sonunda ise bütün sınıfın teneffüse gözyaşları içinde çıktığını anlattı. Salonda oluşan sessizlik, yıllar geçse de bazı öğretmenlerin öğrencilerinin hayatında bıraktığı izlerin silinmediğini gösteriyordu.
Salonun en güçlü anlarından biri ise dönemin Beden Eğitimi öğretmeni Sefer Uzun sahneye davet edildiğinde yaşandı. Uzun’un yıllar sonra yeniden salondaki mezunlara klasik “Kabataş Üçlüsü” çektirmesiyle konferans salonu adeta eski günlere döndü. Güçlü bir ağızdan yükselen üçlünün ardından salonda oluşan duygu ise ortaktı: Aradan kırk yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen, mezunlar sanki hâlâ o okulun öğrencisiydi.
Kabataş Erkek Lisesi yalnızca akademik başarısıyla değil, Türkiye’nin eğitim ve modernleşme tarihinde taşıdığı sembolik anlamla da özel bir yerde duruyor. Balkan Savaşları yıllarında öğrencilerini cepheye gönderen, geri dönemeyen gençlerinin ardından okul renklerinde siyahı yasın ve fedakârlığın simgesi olarak taşıyan bir okuldan söz ediyoruz. Bugün hâlâ siyah-kırmızı renklerin taşıdığı anlam, mezunların hafızasında güçlü biçimde yaşamayı sürdürüyor.
Bugüne kadar siyaset, hukuk, sanat, akademi, diplomasi ve iş dünyasında Türkiye’ye yön veren çok sayıda isim yetiştiren okul; yalnızca başarılarıyla değil, oluşturduğu kültürle de anılıyor. Bu nedenle birçok mezun için “Kabataşlı olmak”, bir okul geçmişinden çok daha derin bir aidiyet anlamı taşıyor.
Törende dikkat çeken bir başka detay ise okulun adına dair yapılan değerlendirmelerdi. Yıllardır kız öğrencilerin de eğitim aldığı okulun “Kabataş Erkek Lisesi” adını taşımaya devam etmesi, kadın mezunlar tarafından da tarihsel bir kimlik ve gelenek olarak sahipleniliyor. Mezunların ortak yaklaşımı ise net: Bu isim artık yalnızca bir tanım değil, bir kültürün adı.
Ve o kültür, yıllar geçse de değişmiyor. Çünkü bazı okullar insanlara yalnızca diploma veriyor; bazıları ise ömür boyu taşınan bir ruh bırakıyor.
Aydın HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.




