Rıdvan Eşin
Esnaf Odaları Bidliği
Rıdvan Eşin

EMEK ve BİLİM İLE KURULACAK YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZEN İÇİN: YAŞASIN 1 MAYIS!

GÜNCEL (YUG) - Haber Merkezi | 01.05.2024 - 20:33, Güncelleme: 01.05.2024 - 20:39 3726 kez okundu.
 

EMEK ve BİLİM İLE KURULACAK YENİ BİR TOPLUMSAL DÜZEN İÇİN: YAŞASIN 1 MAYIS!

TMMOB Aydın İl Koordinasyon Kurulu (İKK) 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.

AYDIN - “ÜLKESİNİ TERK ETMEK ZORUNDA KALANLARIZ” Düzenlenen basın açıklamasında, “Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, şehir plancıları, aydınları, akademisyenleri, gençleri, kadınları, emeklileri…. Bizler, bir iş cinayetinde öldürülen, yerin yedi kat dibinde çalışıp, yerin üstünde yiyeceğimiz bir lokma için ölüme mahkûm edilen, iş cinayetlerinde günah keçisi ilan edilen, emeklilik yaşında açlıkla sınanan, mesleğini yapamadığı için ülkesini terk etmek zorunda kalanlarız. Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, emeğimizle üretenleriz. 2024 1 Mayıs’ında her yıl olduğu gibi umutlarımızla, bilincimizle ve dayanışmamızla yine bir arada olacağız. On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunamayan kapitalist sistem ve onun en vahşi biçimi olan neoliberalizm, insanlığın, doğanın ve yaşamın üzerine gün be gün çöküyor. Bu da yetmiyor… Dünya halklarına daha fazla sömürü, daha fazla eşitsizlik, daha fazla yağma, daha fazla yıkım ve yarattıkları bu cehennemin bekçisi olarak daha fazla otoriter rejim vaat ediyor. “BU KARANLIK TABLONUN EN AĞIR HALİ NE YAZIK Kİ ÜLKEMİZDE YAŞANIYOR” Güvencesiz ve esnek çalışmayı hemen her alanda hakim hale getiriyorlar. Bizlerin işini ekmeğini iktidarın ve patronların insafına terk edip, zamların, enflasyonun, artan vergilerin altında emekçileri, bizleri ezdikçe eziyorlar. Meslektaşlarımız da bu sınırsız sömürü düzeninden payına düşeni fazlasıyla alıyor. 100 yıllık cumhuriyet tarihimiz boyunca yaratılan tüm zenginliklerde, fikri yaratıcılığı ve emeği olan biz mühendis, mimar ve şehir plancıların ortaya koyduğu bu yaratıcı emeğin karşılığını alması, mesleki gelişimini sürdürebileceği koşullarda insanca yaşayabileceği bir gelire sahip olması gerekirken, her yeni gün meslek itibarımız daha da ayaklar altına alınıyor. Kamuda çalışan meslektaşlarımız düşük ve eşitsiz ücret, sözleşmeli istihdam, özlük hakkı kayıpları ve teknik personel ataması yapılmaması gibi sorunlarla yüz yüze. Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın tamamına yakını yatırımların durması, projelerin iptal edilmesi, reel sektörün tıkanması gibi sorunlardan etkilendiler. Neredeyse her beş meslektaşımızdan ikisi işsiz! “EMEKLİ MESLEKTAŞLARIMIZ AÇLIK SINIRININ ALTINDA” Serbest çalışan, küçük büro ve atölye sahibi meslektaşlarımızın pek çoğu artan maaliyetler, iş hacminin azalması, artan borç yükü nedeniyle iş yerlerini kapatmak zorunda kalıyor. Yeni mezun meslektaşlarımızın yüzde 40’ı işsiz. Birçok genç meslektaşımız, mesleki, maddi ve sosyal tatminsizlik nedeniyle geleceğini yurt dışında arıyor. Emekli meslektaşlarımız açlık sınırının altında yaşamaya, toplumsal yaşamın dışına itilmeye mecbur bırakıldılar. Bizler bu memleketin olanaklarıyla okumuş mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak, mesleğimizin kamusal gerekliliklerini bir an tereddüt etmeden yerine getirirken, insanca bir düzende yaşamak istiyoruz. “BU BÖYLE GİTMEZ, ARTIK YETER!” Bugün daha net görüyoruz ki, insani ihtiyaçlarımız için, insanca yaşamak için, toplumun geniş kesimlerine daha iyi bir yaşam kurmak için çalışmıyoruz! Sadece ve sadece sermayenin bu akıldışı düzeninin çarkları dönsün diye çalışıyoruz. Bu düzen emek düşmanıdır. Bu düzen bilim düşmanıdır. Bu düzen insanca yaşamın düşmanıdır. Evet, yeni bir yaşam şart! Emek ve bilim ile kurulacak yeni bir ülke şart! Eşitliğin, adaletin, laikliğin, barışın, insanca yaşamın, emeğin ilke haline gediği bir Türkiye mümkün. Bizler onun kurucularıyız. Bizler emeğimizle, aklımızla, ürettiğimizle bilgiyle dünyayı şekillendirenleriz. Asıl mümkün olmayan, akıldışı olan bu düzendir! Toplumları yoksulluğa, dünyayı ekolojik krizlere, açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe mahkûm eden bu düzen Türkiye ve dünya halklarının sırtına bir yüktür. Biz mühendis, mimar ve şehir plancıları sermayeyi değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil toplum yararını esas alan, yeni bir yaşamı kurmak için mücadele ediyoruz. Ülkemize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek, geleceğe olan umudumuzu büyütmek için gelin TMMOB çatısı altında hep birlikte 1 Mayıs’ı kutlayalım, Gelin, Yarınlarımız İçin Omuz Omuza Mücadele Edelim, Emek Ve Bilim İle Kurulacak Yeni Bir Ülkeyi Birlikte İnşa Edelim! Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Sınıf Dayanışması!” TMMOB AYDIN İL KOORDİNASYON KURULU
TMMOB Aydın İl Koordinasyon Kurulu (İKK) 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.

AYDIN - “ÜLKESİNİ TERK ETMEK ZORUNDA KALANLARIZ”

Düzenlenen basın açıklamasında, “Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, şehir plancıları, aydınları, akademisyenleri, gençleri, kadınları, emeklileri….

Bizler, bir iş cinayetinde öldürülen, yerin yedi kat dibinde çalışıp, yerin üstünde yiyeceğimiz bir lokma için ölüme mahkûm edilen, iş cinayetlerinde günah keçisi ilan edilen, emeklilik yaşında açlıkla sınanan, mesleğini yapamadığı için ülkesini terk etmek zorunda kalanlarız.

Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, emeğimizle üretenleriz. 2024 1 Mayıs’ında her yıl olduğu gibi umutlarımızla, bilincimizle ve dayanışmamızla yine bir arada olacağız. On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunamayan kapitalist sistem ve onun en vahşi biçimi olan neoliberalizm, insanlığın, doğanın ve yaşamın üzerine gün be gün çöküyor.

Bu da yetmiyor… Dünya halklarına daha fazla sömürü, daha fazla eşitsizlik, daha fazla yağma, daha fazla yıkım ve yarattıkları bu cehennemin bekçisi olarak daha fazla otoriter rejim vaat ediyor.

“BU KARANLIK TABLONUN EN AĞIR HALİ NE YAZIK Kİ ÜLKEMİZDE YAŞANIYOR”

Güvencesiz ve esnek çalışmayı hemen her alanda hakim hale getiriyorlar. Bizlerin işini ekmeğini iktidarın ve patronların insafına terk edip, zamların, enflasyonun, artan vergilerin altında emekçileri, bizleri ezdikçe eziyorlar.

Meslektaşlarımız da bu sınırsız sömürü düzeninden payına düşeni fazlasıyla alıyor. 100 yıllık cumhuriyet tarihimiz boyunca yaratılan tüm zenginliklerde, fikri yaratıcılığı ve emeği olan biz mühendis, mimar ve şehir plancıların ortaya koyduğu bu yaratıcı emeğin karşılığını alması, mesleki gelişimini sürdürebileceği koşullarda insanca yaşayabileceği bir gelire sahip olması gerekirken, her yeni gün meslek itibarımız daha da ayaklar altına alınıyor.

Kamuda çalışan meslektaşlarımız düşük ve eşitsiz ücret, sözleşmeli istihdam, özlük hakkı kayıpları ve teknik personel ataması yapılmaması gibi sorunlarla yüz yüze.

Özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın tamamına yakını yatırımların durması, projelerin iptal edilmesi, reel sektörün tıkanması gibi sorunlardan etkilendiler. Neredeyse her beş meslektaşımızdan ikisi işsiz!

“EMEKLİ MESLEKTAŞLARIMIZ AÇLIK SINIRININ ALTINDA”

Serbest çalışan, küçük büro ve atölye sahibi meslektaşlarımızın pek çoğu artan maaliyetler, iş hacminin azalması, artan borç yükü nedeniyle iş yerlerini kapatmak zorunda kalıyor.

Yeni mezun meslektaşlarımızın yüzde 40’ı işsiz. Birçok genç meslektaşımız, mesleki, maddi ve sosyal tatminsizlik nedeniyle geleceğini yurt dışında arıyor.

Emekli meslektaşlarımız açlık sınırının altında yaşamaya, toplumsal yaşamın dışına itilmeye mecbur bırakıldılar. Bizler bu memleketin olanaklarıyla okumuş mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak, mesleğimizin kamusal gerekliliklerini bir an tereddüt etmeden yerine getirirken, insanca bir düzende yaşamak istiyoruz.

“BU BÖYLE GİTMEZ, ARTIK YETER!”

Bugün daha net görüyoruz ki, insani ihtiyaçlarımız için, insanca yaşamak için, toplumun geniş kesimlerine daha iyi bir yaşam kurmak için çalışmıyoruz! Sadece ve sadece sermayenin bu akıldışı düzeninin çarkları dönsün diye çalışıyoruz.

Bu düzen emek düşmanıdır. Bu düzen bilim düşmanıdır. Bu düzen insanca yaşamın düşmanıdır.

Evet, yeni bir yaşam şart! Emek ve bilim ile kurulacak yeni bir ülke şart!

Eşitliğin, adaletin, laikliğin, barışın, insanca yaşamın, emeğin ilke haline gediği bir Türkiye mümkün. Bizler onun kurucularıyız. Bizler emeğimizle, aklımızla, ürettiğimizle bilgiyle dünyayı şekillendirenleriz.

Asıl mümkün olmayan, akıldışı olan bu düzendir!

Toplumları yoksulluğa, dünyayı ekolojik krizlere, açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe mahkûm eden bu düzen Türkiye ve dünya halklarının sırtına bir yüktür.

Biz mühendis, mimar ve şehir plancıları sermayeyi değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil toplum yararını esas alan, yeni bir yaşamı kurmak için mücadele ediyoruz.

Ülkemize karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek, geleceğe olan umudumuzu büyütmek için gelin TMMOB çatısı altında hep birlikte 1 Mayıs’ı kutlayalım,

Gelin, Yarınlarımız İçin Omuz Omuza Mücadele Edelim,

Emek Ve Bilim İle Kurulacak Yeni Bir Ülkeyi Birlikte İnşa Edelim!

Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Sınıf Dayanışması!”

TMMOB AYDIN İL KOORDİNASYON KURULU

Aydın HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve aydinyeniufuk.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.